İttifak yeni ortaya çıkmakta olan çatışma alanlarında bir dizi sorunlarla karşılaşıyor. Bu alanlar sahneye yeni ve yıkıcı teknolojilerin girmesiyle ortaya çıkabiliyor. Örneğin uzay ve siber alanların ortaya çıkması roket, uydu, hesaplama, telekomünikasyon ve ağlar arası çalışma teknolojileri sayesinde olmuştur. Bugün ise giderek artan sosyal medya kullanımı, sosyal ağlar, sosyal mesajlaşma ve mobil cihaz teknolojileri yeni bir alanın ortaya çıkmasına yardımcı oluyor: bilişsel savaş.

Bilişsel savaşta savaş alanı insan beynidir. Burada amaç sadece insanların ne düşündüğünü değil, aynı zamanda nasıl düşündüklerini ve davrandıklarını da değiştirmektir. Başarıyla uygulandığı zaman, bilişsel savaş, bireylerin ve grupların inançlarını ve davranışlarını saldırganın taktik ve stratejik hedeflerine yarayacak şekilde etkiler ve şekillendirir. En aşırı şekliyle uygulandığında, bir toplumun tamamında çatlaklar oluşmasına ve parçalanmasına neden olacak potansiyele sahiptir; böylece toplumda artık düşmana karşı koyacak toplu direnme iradesi kaybolur. Dolayısıyla, bir düşmanın herhangi bir baskı veya kuvvet kullanmadan bir toplumu sindirmesi mümkün olabilir.

Bilişsel savaşın amaçları kısa bir zaman dilimine sığacak şekilde sınırlı olabilir. Veya on yıllar boyu yapılan kampanyalar sayesinde stratejik olabilir. Tek bir kampanya, planlanmış bir askerȋ manevranın gerçekleşmesini önlemek veya belirli bir kamu politikasının değiştirilmesini zorlamak gibi sınırlı bir amaç üzerinde odaklanabilir. Toplumların veya ittifakların yapısını bozmak gibi uzun vadeli hedefler için birbiri ardına kampanyalar başlatılabilir. Bunlar yönetişimle ilgili şüphe tohumları yerleştirmeye, demokratik süreçleri çökertmeye, halk arasında huzursuzluk yaratmaya veya ayrılıkçı gruplar oluşmasını sağlamaya yönelik kampanyalardır.

Kombine silahlar

Son yüzyılda motorize piyade, zırhlı araçlar ve hava birliklerinin yenilikçi biçimde entegrasyonu ortaya yeni ve ilk başta son derece cazip görünen bir tür manevra savaşı çıkarttı. Günümüzde bilişsel savaş amacına ulaşmak için siber, enformasyon, psikolojik ve sosyal mühendislik yeteneklerini entegre etmekte. Bir toplumdan seçilen nüfuz sahibi bireyleri, belirli grupları ve çok sayıda vatandaşı hedef almak için internet ve sosyal medyadan yararlanırlar.

Bilişsel savaş şüphe tohumları ekmeye, ortaya birbiriyle çatışan hikâyeler sürmeye, düşünceleri kutuplaştırmaya, grupları radikalleştirmeye ve onları uyum içindeki bir toplumu karışıklığa sürüklemeye veya parçalamaya sevk edecek eylemlere teşvik etmeye çalışır. Sosyal medya ve akıllı cihaz teknolojilerinin yaygın olarak kullanıldığı İttifak üyesi ülkeler bu tür saldırılar karşısında daha zayıf bir durumdalar.

Bilişsel Alan kara, deniz, hava, sibernetik ve uzaysal alanların da ötesinde yeni bir rekabet alanıdır. © NATO Innovation Hub

Sahte haberlere gerek yok

Bilişsel savaşlarda hedefe ulaşmak için sahte bilgiye ve haberlere ihtiyaç olmadığını hatırlatmakta yarar var. Bir kamu görevlisinin elektronik postasından utanç verici bir resmȋ belgenin çalınması ve isim verilmeden bir sosyal medya platformuna konması veya bir sosyal ağdaki seçilmiş muhalif gruplara sızdırılması anlaşmazlık yaratmak için yeterli olur.

Çevrim içindeki “influencer”ların iştahını kabartan bir sosyal mesaj kampanyası, tartışmaların İnternete düşmesine neden olabilir. Sosyal medya grupları gösteriler düzenleyerek konuları sokaklara taşıyabilir. Bu gibi durumlarda resmȋ yalanlamalar veya belirsizlik içeren açıklamalar, şaşkınlık ve şüpheleri arttırır veya halkın çeşitli kesimlerinde birbiriyle çatışan hikâyelerin yerleşmesine neden olabilir.

Her ne kadar sahte sosyal medya hesapları ve otomatik mesajlaşma “bot”’ları bu dinamiği güçlendirse de, bunlar şart değildir. (Yakın zamanda Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) tarafından yapılan bir çalışmada şaşırma ve tiksinme duygularının bir mesajın internete düşmesi için yeterli olduğu – ve “bot”lar değil ama düzenli kullanıcıların bunları hızla geri gönderdikleri görülmüş.)

Akıllı cihazlarımız

En sevdiğiniz gazetenizin basılı nüshası hangi haberleri okumayı tercih ettiğinizi bilemez – ama tablet bilgisayarınız bilir. Gazetede ilanını gördüğünüz malı almak üzere mağazaya gittiğinizi gazeteniz bilemez; ama akıllı telefonunuz bilir. Okuduğunuz makaleyi büyük bir heyecanla bazı yakın arkadaşlarınızla paylaştığınızı o makale bilemez; ama sosyal ağ yapınız bilir.

Sosyal medya uygulamalarımız neyi beğendiğimizi, neye inandığımızı izler; akıllı telefonlarımız nereye gittiğimizi ve kiminle vakit geçirdiğimizi izler; sosyal ağlarımız kimlerle arkadaşlık ettiğimizi, kimleri dışladığımızı izler. Ve arama ve e-ticaret platformlarımız bu izleme verilerini tercihlerimiz ve düşüncelerimizi eyleme dönüştürmek için kullanır – uyarıcılar göndererek bizi aslında almayacağımız şeyleri almaya teşvik eder.

Tüketim toplumları şimdiye kadar bunun yararlarını görmüş ve kabullenmiştir. Tablet bilgisayarlar beğeneceğimizi bildiği haberleri sunar çünkü bizi angaje etmek ister. Daha önceki satın aldıklarımıza bakarak zevkimize uygun reklamlar gösterir. Akıllı telefonlarımızın ekranında bizi, garip bir tesadüf eseri, yolumuzun üzerinde olan bir mağazaya uğramamızı teşvik eden kuponlar belirir. Sosyal ağlar içtenlikle kabul edeceğimiz fikirler sunarlar. Sosyal ağımızdaki arkadaşlar da aynı düşünceleri paylaşırlar, paylaşmayanlar ise ya sessizce “bloke” edilirler veya kendiliklerinden gruptan çıkarlar.

Kısacası, giderek kendimizi insanı rahatlatan balonlar içinde buluyoruz. Bunlar içlerinde tatsız veya rahatsız edici haberler, düşünceler, teklifler ve insanları içlerinde barındırmazlar. Burada toplumun birbirinden farklı balonlara bölünme tehlikesi var. Ve bu balonlar birbirlerinden uzaklaşırken tesadüfen birbirleriyle temasa ederlerse içlerinde yaşayanlar büyük olasılıkla rahatsız olurlar veya şoka girerler.

Bir meydanda her zamanki hayhuy ve alışveriş, halka açık bir forumdaki tartışmalar, çoğulcu toplumdaki ortak hedefler gibi rahatlatıcı etkiler zayıflayıp kaybolabilir ve duyarlılığımız körelebilir. Bir zamanlar canlı ve açık olan bir toplum, aynı alanı işgal eden çok çeşitli ve dışa kapalı mikro toplumlara dönüşür. Bu toplumların parçalanması ve kaosa sürüklenmeleri mümkündür.

Zayıflamış zihinlerimiz

Sosyal medya ve akıllı telefonlar aynı zamanda bilişsel becerilerimizi de zayıflatabilir. Sosyal medya kullanımı, davranış bilimci Daniel Kahneman’ın “Thinking, Fast and Slow” adlı kitabında tanımladığı bilişsel yanlılığı (cognitive bias) ve hatalı kararları arttırabilir.

Sonuçları tercihlerimizle uyum gösteren haber akışı ve arama motorları doğrulama yanlılığını (confirmation bias) arttırır, dolayısıyla yeni bilgiyi önceden edinilmiş inanışları doğrulamak için yorumlarız. Sosyal mesajlaşma uygulamaları bilgilerimizi günceller ve ortaya güncellik yanlılığı (recency bias) çıkmasına neden olur; sonuçta yakın geçmişteki olaylar geçmiş olaylardan daha ağır basar. Sosyal ağ siteleri sosyal doğrulamayı yaratır. Bizler de sosyal gruplarımıza aykırı düşmemek için diğerlerinin davranışlarını ve inanışlarını taklit eder ve onaylarız; böylece bu gruplar konformizm ve grubun ortak fikirlerinin yankılandığı merkezler haline gelir.

Mesajlaşma ve haber bültenlerinin hızlı akışı ve de bunlara hızla reaksiyon gösterme gerektiği algısı “hızlı düşünme”yi (anlık ve duygusal) “sakince düşünme”nin (rasyonel ve öngörülü) önüne çeker. Tanınmış ve saygın haber kaynakları dahi artık haberin internete yayılmasını teşvik etmek için duygusal başlıklar kullanıyorlar.

İnsanlar mesajları okumak için harcadıkları zamandan daha fazlasını bu mesajları paylaşmak için harcıyor. Sosyal mesaj sistemleri kısa kısa mesajların gönderilmesine olanak verir. Bu tür mesajlar çoğu kez önemli olabilecek içeriği ve nüansları barındırmaz. Böyle olunca da isteyerek veya istemeyerek yanlış veya kişinin kendi bakış açısına göre yorumlanmış anlatım şekillerinin veya mesajların ortaya çıkması kolaylaşır. Sosyal medya gönderilerinin kısalığı – çoğu kez dikkat çekici görsel imajlar eşliğinde – gönderi sahibinin niyet ve değerlerinin anlaşılmasını engelleyebilir.

Bilişsel savaş amacına ulaşmak için siber, enformasyon, psikolojik ve sosyal mühendislik yeteneklerini entegre eder. © Root Info Solutions

Farkındalığa duyulan ihtiyaç

Bilişsel savaşta avantaj, ilk harekete geçen ve eylemin zamanını, yerini ve saldırı metotlarını seçenindir. Bilişsel savaş çeşitli vektörler ve ortamlar kullanılarak yapılabilir. Sosyal medya platformları herkese açık olduğu için düşmanların sosyal medya mesajları, sosyal medya etkilemesi, seçilmiş belge, video vs. servis ederek bireyleri, seçilmiş grupları ve halkı kolaylıkla hedef almalarına olanak sağlar. Siber yetenekler hedefli oltalama (spearfishing), internet korsanlığı ve bireylerin ve sosyal ağların izlenmesine müsaade eder.

Düzgün bir savunma en azından bir bilişsel savaş kampanyasının başlamış olduğunun farkında olunmasını gerektirir. Ayrıca daha karar yapıcılar harekete geçmeye karar vermeden önce olayın gözlemlenmesini ve uyum sağlanmasını gerektirir. Teknolojiye dayalı çözümler bazı önemli soruların cevaplanmasına yardımcı olabilir. Bir kampanya mı yapılıyor? Nereden kaynaklanmış? Kim yapıyor? Bu kampanyanın amaçları ne olabilir? Araştırmamız bu tür tekrarlanan kampanyalar olduğunu ve bunların sınıflandırılabileceklerini gösteriyor. Hatta bunları hazırlayanların kimliğini bulmaya yardımcı olacak o aktöre ait “imza” bile taşıyabilirler.

Özellikle yararlı bir teknolojik çözüm de bir bilişsel savaşı gözleme ve uyarı sistemi olabilir. Böyle bir sistem bilişsel savaş kampanyalarının başlatıldığını belirleyebilir ve izleyebilir. Bu sisteme sosyal medya, yayın medyası, sosyal mesajlaşma ve sosyal ağ sitelerinden bilgileri entegre edecek bir gösterge paneli de dâhil edilebilir. Bu panel, şüphe uyandırmış olan şüpheli kampanyaların zaman içindeki gelişimini gösteren coğrafi ve sosyal iletişim haritalarını sergileyebilir.

Bu gösterge paneli sosyal medya gönderileri, mesajlar ve haber yazılarının coğrafi ve sanal kaynaklarını, tartışılmakta olan konuları, duygu ve üslup belirleyicileri, haberlerin veriliş aralığı ve diğer faktörleri belirleyerek bağlantıları ve tekrarlayan örüntüleri ortaya çıkarabilir. Sosyal medya hesapları (örneğin, paylaşımlar, düşünceler, etkileşimler) ve bunların zamanlaması arasındaki bağlantı gözlemlenebilir. Makinenin öğrenmesi ve örüntü tanıma algoritmalarının kullanımı ortaya çıkmakta olan kampanyaları, insanın müdahalesine gerek duyulmadan, hızla tanımlayabilir ve sınıflandırabilir.

Böyle bir sistem gerçek zamanlı gözlem olanağı sunar ve NATO ve İttifak’ın karar mekanizmalarına zamanında uyarılar göndererek ortaya çıkmakta ve gelişmekte olan kampanyalara uygun mukabele şekillerini düzenlemelerine yardımcı olur.

Dirençlilik üzerinde düşünceler

İttifak, daha ilk günlerinden beri üye devletleri arasında sivil hazırlıklılığı teşvik etmek ve güçlendirmekte çok önemli bir rol oynamıştır. NATO kurucu antlaşmasının 3. Maddesi dirençlilik ilkesini belirler ve tüm İttifak üyelerinin “silahlı bir saldırıya karşı bireysel ve toplu direnme kapasitelerini korumalarını ve geliştirmelerini” şart koşar. Bu şart hükümetin devamlılığını ve dayanıklı sivil iletişim sistemleri dâhil, temel hizmetlerin sağlanmasını desteklemeyi de kapsar.

NATO’nun şu anda üzerinde düşünmesi gereken noktalardan bazıları bilişsel saldırıları tanımlamakta nasıl başı çekebileceği, İttifak üyelerine farkındalıklarını korumakta nasıl yardımcı olabileceği ve karşı koyma ve mukabele etme kapasitesini güçlendirmek için daha sağlıklı sivil iletişim altyapılarını ve kamu eğitimi çerçevelerini nasıl destekleyebileceğidir.

Bu makale, Müttefiklerin benimsemeyi düşündüğü teknolojiler ve bunların NATO İttifakı’nın savunma ve güvenliğine getireceği fırsatlar üzerinde odaklanan inovasyon konusundaki mini dizinin dördüncüsüdür. Daha önceki makaleler: