Bu yılın başlarında, Arap göçmenler tarafından tecavüze uğradığı söylenen bir Rus-Alman kızına dair medyada fırtınalar yaratan uydurma hikâye Alman siyasi elit kesim için bir uyarı ışığı oldu. Bu elit kesim Rusya’nın Almanya aleyhine yürüttüğü yurtiçi ve yurtdışı medya kampanyaları ile Rusya’nın üst düzeydeki siyaseti arasındaki bağlantıyı ilk kez net olarak gördü. Alman hükümeti derhal Federal İstihbarat Servisi ve Dışişleri Bakanlığının birlikte çalışarak Alman kamuoyunu yönlendirmeye çalışan Rus kaynaklarını tespit etmelerini istedi.

Almanya’nın Ukrayna krizinde oynadığı önemli rol, Angela Merkel’in Rusya’ya karşı uygulanan yaptırımlardaki pozisyonu ve Avrupa’daki lider konumu Alman hükümetini Rusya’nın yaydığı yanlış bilgilerin temel hedefi haline getiriyor.

Lisa Vakası” sadece Almanya’nın Rusya ile modernizasyon konusundaki ortaklığın başarısızlığını değil, aynı zamanda Rusya’nın mevcut kriz, özellikle de Başbakan Merkel söz konusu olduğunda, Alman karar mekanizmalarını ve politikalarını etkilemek için kişisel bağlantılar ve gayrı resmi ağları kullanma girişimlerinin işe yaramadığını da gösteriyor. Alman hükümeti diyalog kanallarını ısrarla açık tutmaya devam ediyor, ancak ilişkilerde güven faktörünün tamamen yok olduğunu ve bunun tekrar tesis edilmesinin öngörülebilir gelecekte çok zor olduğunu görüyoruz.

Rusya'nın etki alanları

Rusya ile olan sosyal, politik, ve ekonomik ilişkileri iç içe geçmiş olduğu için Almanya Moskova için özel bir vaka oluşturmaktadır. 25 yılı aşkın bir süredir Almanya’nın elit kesiminin amacı ağlar vasıtasıyla güven tesis etmek ve “Rusya ile her düzeyde iç içe geçmiş ilişkiler vasıtasıyla değişimi desteklemek” olmuştur

Angela Merkel’in Avrupa’daki lider rolü, özellikle de Ukrayna krizi ve Rusya’ya uygulanan yaptırımlar bağlamındaki rolü, Alman hükümetini Rusya’nın yaydığı yanlış bilgilerin hedefi haline getiriyor. ©EC Europa

Putin yönetiminde bu bağların tersine çevrilerek hem ikili ilişkileri hem de Almanya’nın Rusya politikasını etkilemek amacıyla kullanıldı. Bunun sonucunda şeffaf olmayan ve kısmen ekonomik çıkarlarla bağlantılı birçok ilişki ağları görmeye başladık. Bu durum eski Alman Başbakanı Gerhard Schröder’in Denetleme Kurulu Başkanı olduğu Kuzey Akım enerji projesininin yanısıra Gazprom Germania şirketindeki eski istihbarat ağlarında (Stasi) görülebiliyor.

Rus yönetimi gayrı resmi ve şeffaf olmayan ağları, ve Alman-Rus Forumu gibi Almanya’nın başlattığı kurumlar ve çevrelere katılacak kişilerin seçimi ve değişimini etkilemeye çalışmıştır. Sonuç olarak Alman tarafının işbirlikçi yaklaşımı Rus liderlerin Alman politikalarını ve halkını etkilemesine yardımcı olmaya başladı. Ukrayna krizi patlak verene kadar Alman karar mekanizmaları arasında Putin’in güç sisteminin yapısı ve hedefleri - bir karşı stratejinin temel ögeleri de dahil - konusunda bilgi eksikliği vardı. Rusya ile diyalog kurulması yönündeki yapılan çeşitli önerilere rağmen bu durum artık değişiyor.

Alman hükümetinin Ukrayna krizinde oynadığı rol Rusya’nın Almanya’daki faaliyetlerinde bir artışa ve mevcut ağları faaliyete geçirmesine yol açtı. Rus medyası ve politikaları Alman toplumunu etki altına almak için AB karşıtı, ABD karşıtı ve düzen karşıtı grupları teşvik etmekte ve kullanmaktadır.

Rusya’nın etki alanı olarak üç alan gözlemliyoruz: birincisi, RT ve Sputnik gibi Rusya’nın yurtdışı medyası; ikincisi, siyasi yelpazenin iki ucundaki Alman sağ ve sol popülist partiler; üçüncüsü, Rusya’nın yaptırımlar konusundaki tartışmalarda Alman karar mekanizmalarını yönlendirmek için eski politikacılar ve kurumlar ağlarını kullanması.

Rusya'nın dış medya servisleri

Almanya’da faaliyet gösteren Rus medya kuruluşları arasında medya platformu Sputnik, haber ajansı RIA Novosti, Almanca yayın yapan “Rusya’nın Sesi” radyosu, Ruptly TV’ye bağlı olan RT televizyon kanalı ve Almanca yayın yapan RT Deutsch bulunmaktadır.

“Tam da buna ihtiyacımız vardı.
Rusya’nın devlet propaganda kanalı RT Almanya için bir öneri getirdi.
Olayları nasıl çarpıtabildikleri ve nasıl yalanlar uydurabildikleri gerçekten korkutucu”
RT’den alınan ekran görüntüsü Zeit Online’dan bir haber başlığını gösteriyor.

RT Deutch’taki “Eksik Parça” adlı TV programı Alman ana akım medyasında verilen haberleri tamamen başka şekilde göstermeyi amaçlıyor. Kendi web sitelerine göre temel hedefleri Alman kamuoyunda tartışılan konularda karşı görüşte olacak bir kamuoyu oluşturmak ve medyanın manipülasyon gücünü göstermektir. Örneğin RT Deutsch, PEGIDA’nın (Batının İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar) gösteri yürüyüşlerini canlı olarak yayınlıyor. Yurtdışındaki Rus medyası sistemi eleştiren gazeteciler, sahte uzmanlar, ve Compact gibi komplo medyası ile işbirliği yapmakta. “Almanya için Alternatif” in (AfD) sağcı popülist parti temsilcilerine veya yaptırımların kaldırılmasını savunan Parlamentodaki sol kanat “Die Linke” partisinin temsilcilerine, veya Rusya’nın Ukrayna ile ilgili yanlış bilgilendirme kampanyalarına platform sağlıyorlar.

Bu Rus medya unsurları tüm Alman halkına erişmekte pek başarılı değil; daha ziyade özel sosyal gruplara hitap ediyorlar. Yine de bu medya kanallarının sağ ve sol kanat ağları ile bağlantılı oldukları, popülist partilerin temsilcilerine platform sağladıkları, ve sosyal medyayı ve bu bağlantıları kendi içeriklerini kamunun dikkatine ve ana akım medya kanallarına getirmek için kullandıkları gözden kaçırılmamalıdır. Tabii ki “Lisa vakası”na Rusyanın tüm dış medya kanallarında geniş yer verildi.

Partinin durumu

Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) on yıllar boyunca Almanya’nın Rusya ve Doğu Avrupa politikasını kavramsallaştırma konusunda merkezi bir rol oynamıştır. Modernizasyon için ortaklığın temelinde, ilk önce Sovyetler Birliği ile, 1991’den sonra da Rusya Federasyonu ile geleneksel “iç içe geçmiş ilişkilerle değişim ” sosyal demokratik kavramı bulunmaktadır. Kırımın ilhakı, Malezya Havayollarının MH17 sefer sayılı uçağının düşürülmesi, ve doğu Ukrayna’daki savaş Almanya’nın Rusya politikası ile ilgili gerçekleri görmelerini sağladı.

Rusya’ya uygulanan yaptırımlar partisi içinde pek popüler olmasa da SPD Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeir bu yaptırımları desteklemektedir. Eskiden partide Rusya anlaşma taraftarı olanlar genellikle daha yaşlı nesil (eski Başbakanlar Gerhard Schröder veya merhum Helmut Schmidt gibi) olurdu; oysa yaptırımların aşamalı olarak kaldırılmasını sık sık dile getiren ve Ekim 2015’te Moskova’da Putin ile yaptığı görüşmede Kuzey Akım (Nord Stream) boru hattının uzatılmasını açıkça destekleyen bugünkü SPD Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel'dir.

Göçe karşı olan sağ kanat hareketi PEGIDA (Batının İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar) taraftarları Ocak 2016’da Köln, Almanya’da yaptıkları bir yürüyüşte imparatorluğun çeşitli bayraklarını taşıyorlar. ©REUTERS

Almanya Federal Meclisi’ndeki (Bundestag) hem en büyük muhalefet partisi “Die Linke” hem de sağ kanattaki popülist parti AfD, Rusya’nın devlet kurumlarıyla bağlar oluşturmuşlardır. “Die Linke” parti başkan yardımcısı Wolfgang Gehrke ve partisinden bir çalışma arkadaşı Rus yanlısı ayrılıkçıların bulunduğu Donetsk bölgesine “yardım” sağlamaya ve sözde “Halk Cumhuriyeti”nin liderleriyle tanışmaya gitmişlerdir.

AfD partisi sözcü yardımcısı Alexander Gauland Kasım 2014 tarihinde Rusya Büyükelçiliğini ziyaret ederek bu tür ziyaretlerin karşılıklı ve düzenli olarak yapılmasını teşvik etti. AfD’nin Gençlik Örgütü Başkanı Markus Frohnmaier’in 2014’te Belgrat’ta yapılan pan-Slavik gruplar kongresine katıldığı, ve Robert Schlegel ile görüşmeler yaptığı söyleniyor. Daha önce Putin taraftarı Gençlik Örgütü “Nashi”nin üyesi olan Robert Schlegel halen Kremlin yanlısı Birleşik Rusya partisinin dış ülkelerdeki temaslarından sorumludur.

Rus ağları

Geçtiğimiz 15 yıl içerisinde Ukrayna krizi sırasında faaliyet gösteren “Rusya dostu” uzmanlar, gazeteciler ve politikacıların oluşturduğu bir ağ ortaya çıkmıştır. Alman-Rus Forumu bu ağların temel kurumlarından biri haline gelmiştir. Bu forum aynı zamanda 2001 yılında Putin ve eski Başbakan Gerhard Schröder tarafından kurulmuş olan Petersburg Diyaloğu sivil toplum platformunu da düzenlemektedir.

Her iki kurum da sivil toplumlar arasındaki alış verişten ziyade iş dünyasındaki çıkarlara ve elit kesimle diyaloğa yöneliktir. Eski Sosyal Demokrat Partisi Başkanı ve Brandenburg Eyalet Başbakanı Mathias Platzcek Alman-Rus Forumu Başkanlığına getirilmiştir. Platzeck Rusya’nın Ukrayna krizindeki pozisyonunu açıkça desteklemektedir; örneğin, Rusya’nın Kırım’ı ilhakının her iki taraf için de kabul edilebilir olduğu gerekçesiyle geriye dönük olarak meşrulaştırılmasını istemektedir.

Almanya’nın yeni Beyaz Kitap’ı ile ilgili çalışmaları başlatmak için Şubat 2015’te Berlin’de yapılan bir konferansta konuşan Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, Rusya ile ilişkileri yeniden tanımlamanın hedeflerden biri olduğunun altını çizdi. ©DPA

Sağ ve sol kanattaki popülist ağların yanı sıra bazı eski politikacılar ekonomistler ve gazeteciler de Rusya’nın ürettiği yanlış bilgileri ana akım medya kanallarında yayıyorlar. Ulusal TV kanallarındaki söyleşi programlarına katılıyorlar ve belli başlı gazetelere görüşlerini anlatıyorlar. Bu şekilde Alman halkının düşüncelerini etkilemekte Rusya’nın yabancı ülkelerdeki medya kanallarından çok daha etkili oluyorlar – oysa sadece Rus medyasından aldıkları argümanları aktarıyorlar.

Lisa vakasında yeni gelişmeler var mı?

Lisa vakası Ocak 2016 da Almanya’da iki hafta manşetlerden inmedi ve kamuoyundaki tartışmaları etkiledi. 13 yaşındaki bir Alman-Rus kızı 30 saattir kayıptı ve Rusya 1 TV kanalına göre göçmenler tarafında tecavüze uğramıştı. Alman polisi kızın o gece bir arkadaşıyla beraber olduğunu tespit etti ve hikâyenin tamamen uydurma olduğu ortaya çıktı, ancak bu olay Rusya’nın yurtiçi ve yurtdışı medya kanallarında yoğun şekilde işlendi ve sonuçta Almanya ve Rusya arasında diplomatik gerginliğe yol açtı.

Lisa vakası ile Rusya’nın değişik etkileme unsurlarının birçoğunun işbirliği içinde çalıştığının kanıtını ilk kez gördük:
- Rusya 1 TV kanalında çalışan bir muhabir Rus-Alman kızın olayını yakalayıp Rusya’daki ana haber kanallarına verdi;
- RT, Sputnik ve RT Almanya gibi Rusya’nın yabancı ülkelerdeki medya kanalları olayı haber yaptılar;
- Sosyal medya ve sağ kanat grupları bilgiyi internet üzerinden yaydı;
- Facebook aracılığıyla Alman-Rus azınlığın (Deutschlandrussen) temsilcileri ve neo-Nazi grupların da katıldığı gösteriler düzenlendi;
- Almanya’daki Rus medyası bu gösterileri canlı olarak yayınladı ve olay Alman ana medya kanallarına erişti;
- Sonuçta, Rusya Dışişleri Bakanı halka yaptığı iki konuşmada siyaseten doğruluk adına bu tür vakaları ciddiye almalarından dolayı Alman polisinin ve Alman yasalarının yetersizliğinden endişe duyduğunu belirtti.

“Lisa Vakası” ve Ukrayna krizi kapsamındaki çeşitli faaliyetler sonucunda, Almanya’da ekonominin siyaset üzerindeki hakimiyetinin yerini siyasetin ekonomi üzerindeki hakimiyetine bıraktığını görüyoruz. Rusya artık bir güvenlik riski haline gelmiştir ve ilişkiler giderek politize olmuş ve bir güvenlik konusu haline gelmiştir..

Medyaya sızan bilgiye göre Güvenlik konusundaki Alman Beyaz Kitabı Rusya’yı ülkenin belli başlı sorunlarından biri olarak tanımlamaktadır. Beyaz Kitabın yazarlarına göre Rusya, yönetimi sadece Avrupa’daki Soğuk Savaş sonrası güvenlik düzenini sorgulamakla kalmıyor, aynı zamanda “savaş ve barış arasındaki ayırımı bulanıklaştıracak hibrid gereçler” ve Alman “kamu oyunun düşüncesini etkileyecek dijital iletişim yolları” kullanıyor.