Kapsamlı Siyasi Yönerge: Bir Başlangıç
Yeşil ışık: NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Riga’da KSY’ya yeşil ışık yaktılar. (© NATO)
Paul Savereux kısa süre önce açıklanan bir temel belgeyi inceliyor.
Riga Zirvesi coşkusu arasında NATO Devlet ve Hükümet Başkanları’nın “Kapsamlı Siyasi Yönerge” başlıklı bir belgeyi onayladıkları ve kamuoyuna açıklamaya karar verdikleri haberi geldi. Kapsamlı Siyasi Yönerge (veya kısaca KSY) nedir? Nasıl ortaya çıkmıştır, ve daha da önemlisi, temel noktaları ve İttifak’ın bugünü ve geleceği açısından önemi nedir?

KSY’ye genel bir bakış

KSY, NATO’nun devam etmekte olan dönüşümüne bir çerçeve ve siyasi yön sağlayan, tüm yetenek konuları, planlama disiplinleri ve istihbarat çalışmaları açısından İttifak’ın önümüzdeki 10-15 yıldaki önceliklerini belirleyen üst düzeyli bir kılavuz belgedir. Diğer bir deyişle, bu belge NATO’nun sürmekte olan dönüşümü konusundaki vizyonu ve öncelikleri belirler. Belgenin temel amacı KSY’nin uygulanması ile gelecekteki operasyon ve misyonlar için daha elverişli yetenekler geliştirilmesine ön ayak olmak, ve böylece İttifak’ın 21. yüzyılda da etkili, inanılır ve güncel kalmasını garanti etmektir.

Kısaca, KSY gelecekteki olası güvenlik ortamını inceler, fakat aynı zamanda öngörülemeyecek olaylar olasılığını da göz önünde bulundurur. Bu incelemeye dayanarak İttifak’ın gelecekte 1999 Stratejik Kavramı doğrultusunda üstlenmek zorunda kalacağı operasyon türlerini, ve dolayısıyla ihtiyaç duyacağı yetenekleri belirler. Tüm bunlar belgede gayet genel biçimde ifade edilmiş, bu yeteneklerin tam olarak nasıl geliştirileceği konusu açık bırakılmıştır, zira bunu belirlemek NATO planlama süreci içinde bireysel olarak veya toplu biçimde ulusların kendi görevleridir.

KSY nasıl ortaya çıktı

KSY’nin önemini ve güncelliğini değerlendirebilmek için bu çalışmanın başlatılmasına yol açan şartları, yani 2003 yılının sonu ve 2004 yılının başında yapılan, NATO’nun savunma planlama yöntemlerinin yeniden gözden geçirilmesi ile ilgili çalışmaları tam olarak anlamak gerekir.

Savunma planlamasının amacı, İttifak’ın kabul edilmiş olan ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayabilmek için ulusal ve NATO planlamasının birbirleriyle uyum içinde olacağı çerçeveyi sağlamaktır. Bir başka deyişle, savunma planlaması NATO’nun gelecekteki misyonlarının tümünü yerine getirebilmesi için ihtiyaç duyacağı tüm kuvvetlere, varlıklara ve yeteneklere sahip olmasını garanti etmeyi amaçlamaktadır.

Amacı gayet açık olmakla beraber, zaman içinde savunma planlamasını uygulamanın ne kadar karmaşık bir görev olduğu görülmüştür. Savunma planlaması başlıca yedi “geleneksel” planlama disiplini vasıtasıyla yürütülmüştür: silahlanma, sivil olağanüstü hal, danışma, komuta ve kontrol, kuvvet, lojistik, kaynak ve nükleer planlama. Ancak bu disiplinlerin her biri bugüne kadar farklı bir NATO komitesi veya organı tarafından yönetilmiş, değişik yönergelere göre yönlendirilmiş, genel amaca farklı şekillerde katkıda bulunmuş, ve farklı yöntemler uygulamıştır. Ayrıca diğer disiplin ve faaliyetler de (istihbarat, standardizasyon, hava savunma ve operasyonel planlama gibi) savunma planlamasını destekleyerek işi daha da karışık hale getirmiştir. Hepsinden birden sorumlu tek bir üst düzeyli organ olmadığı için, tüm bu aktörlerin çalışmalarının birbiriyle tutarlı ve uyumlu olmasını sağlayabilmek çok zordur. Bu çalışmaların bir çoğundan Kuzey Atlantik Konseyi sorumludur, fakat kuvvet ve nükleer planlamanın yanı sıra lojistik ve kaynak planlamasının bazı boyutları Savunma Planlama Komitesi veya Nükleer Planlama Grubu adına yürütülmektedir (bu grupların ikisi de entegre askeri yapının parçası olmayan Fransa hariç, tüm 25 NATO üyesi ile toplanır).

NATO’nun savunma planlama yöntemlerini geliştirmek ve uyumlu hale getirmek için daha önce yapılan çabalar bireysel planlama disiplinlerine dayandıkları için tam anlamıyla başarılı olamamıştı. Bu nedenle Haziran 2004 İstanbul Zirvesi öncesinde savunma planlama yöntemlerinin gözden geçirilmesine daha bütünsel bir yaklaşım getirme çabasıyla, NATO’nun mevcut hedeflerinin düzeyinin Müttefik Devlet ve Hükümet Başkanları tarafından onaylanması ve kamu oyuna duyurulması isteniyordu. Üst düzeydeki bir anlaşmanın tüm müttefiklere ortak bir yaklaşım sağlamak, aynı amaç doğrultusunda çalışan çeşitli planlama disiplinlerini bir araya getirmek, ve finansal destek sağlamak açısından daha yararlı olacağına inanılıyordu.

Hedeflerin bugünkü düzeyi konusunda bir görüş birliği olmasa da, gelecekte tüm müttefikler için ortak bir yaklaşım geliştirmenin avantajları açıkça takdir ediliyordu. İstanbul’da önemli bir adım atma fırsatının yakalanacağını düşünen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları, Konseyin Daimi Oturumundan tüm İttifak yetenekleri konularını ve planlama disiplinlerini kapsayan, Stratejik Kavramı destekleyen geniş kapsamlı bir siyasi yönerge hazırlamasını talep ettiler.

KSY Aralık 2005’te kabul edildi ve o tarihten itibaren NATO’nun birçok dahili çalışmalarının temelini teşkil etti. Fakat ancak Kasım 2006 Riga zirvesinde, belgeyi talep eden Devlet ve Hükümet Başkanlarının imzaları alındıktan sonra kamuoyuna duyuruldu.

KSY’nin ana noktaları

Kısa olsa da KSY yararlı bilgiler içerir. Aşağıdaki önlemler bunlardan bazılarıdır: KSY müttefiklerin bireysel olarak veya topluca ele almaları gereken birçok yetenek ihtiyacını daha ayrıntılı biçimde ortaya koyar. Örneğin: Bu şartların arasından, alan dışına gönderilen müşterek kuvvetler ve bunları konuşlandırma ve idame ettirebilmekten başlayarak NATO açısından en öncelikli olanlarını tanımlar.

Son olarak da İttifak içinde KSY’nin uygulanmasını garanti edecek bir yönetim mekanizmasının temelini atar. Bu mekanizma Şubat 2006’da kurulmuştu.

KSY İttifak’ı nasıl etkiler

1999 Stratejik Kavramı’nın altında, fakat yeteneklerle ilgili kuvvet planlama konusunda bakanlar yönergesi gibi diğer yönergelerin üstünde yer alan KSY, hangi organ veya grup içinde yürütülmekte olursa olsun, İttifak içinde yeteneklerle ilgili tüm planlama faaliyetleri için geçerli olan tek genel belgedir.

KSY aynı zamanda yeteneklerle ilgili tüm planlama disiplinlerini ilgilendiren şu temel soruyu cevapladığı için de benzersizdir: Müttefikler NATO’nun nitel olarak ne yapabilir olmasını isterler? KSY bu amaçla ortak yetenek ihtiyaçlarını ve öncelikleri belirler.

Nitekim, KSY daha şimdiden önceliklerinin birbiriyle tutarlı olması için çeşitli İttifak planlama disiplinlerine, yeteneklerle ilgili diğer organ ve ajanslara, ve bizzat ülkelerin kendilerine yardım etmeye başlamıştır. Örneğin, Haziran 2006’da Savunma Planlama Komitesi tarafından kabul edilen 2006 Bakanlar Yönergesi’nin yanı sıra Ocak 2007’de kabul edilen Sivil Olağanüstü Hal Planlama ile ilgili Bakanlar Yönergesi de KSY’yi göz önünde bulundurmuştur. Ayrıca, Askeri Komite’nin KSY’nin Askeri Uygulaması ile ilgili Yönergesi (MC 550) ve buna bağlı belgeler de uygulamada KSY’yi yansıtmaktadır. Ayrıca, belgenin Müttefiklerin bireysel dönüşüm çalışmalarına yardımcı olduğunun çeşitli göstergeleri mevcuttur.

KSY, NATO’nun devam etmekte olan dönüşümüne bir çerçeve ve siyasi yön sağlayan üst düzeyde bir kılavuzdur.
KSY doğası gereği yetenekler üzerinde odaklanan bir belgedir. Belge ihtiyaçları belirgin platformlar veya teçhizat olarak (ihtiyaç duyulan gemi türleri veya nakliye uçakları şeklinde) tanımlamaz; daha ziyade ne tür yetenekler gerektiğini ve bunların harekat alanında ne gibi etkileri olmasının istendiğini ortaya koyar. Bu açıdan bakıldığında yetenekler konusu sadece teçhizatla ilgili görüşlerden daha geniştir ve buna bağlı doktrinler, yöntemler, organizasyonlar, eğitim, destek ve birlikte çalışabilirlik gibi daha birçok konuyu kapsar.

KSY sadece gelecekte sahip olunması amaçlanan yetenekler konusunda bir vizyon sağlamakla kalmaz; aynı zamanda operasyonlara verilecek destek üzerinde odaklanır. Bu nedenle bu belge pratik ve gerçekçidir, ve sunduğu öneriler halen sürmekte olan operasyonlar açısından günceldir. Örneğin, İttifak’ın bir kriz durumunda ve krizin çözümlenmesinde kullanılacak çeşitli araçlarının en etkili sonucu verebilecek ve aynı zamanda diğer aktörlerin faaliyetleri ile koordine edilebilecek şekilde bir araya getirilebilmelerini amaçlayan, etkiye dayalı bir yaklaşım geliştirilmesi için gereken siyasi ivmeyi sağlar.

KSY ülkelerin esnek ve idame ettirilebilir kuvvetler geliştirmeleri ve bunları harekat alanına sürebilmeleri, ve savunmanın yükünü adil biçimde paylaşmaları gerektiğini vurgular.

Yönerge aynı zamanda NATO süreçlerinin dönüşümü için bir katalizör görevi yapar. Örneğin, yetenek geliştirme sürecinde maksimum tutarlılık ve uyumun sağlanabilmesi için, ilgili yönetim mekanizması vasıtasıyla NATO’nun yetenek ihtiyaçları ve öncelikleri ile ilgili tek ve tam bir listenin çıkarılmasındaki yararı vurgular. Müttefik Dönüşüm Komutanlığı, diğer organ ve ajansların da yardımıyla böyle bir listeyi geliştirmeye başlamıştır.

Aynı şekilde, kısa süre önce KSY ve ilgili yönetim mekanizması savunma planlama sürecini bir bütün olarak kuvvetlendirmeyi, ve sorumluluklar, yöntemler, zaman çizelgeleri, ve yetenekler konusundaki bireysel planlama disiplinlerinin raporları arasında uyum sağlama potansiyelini araştırmayı amaçlayan daha büyük çaplı bir çalışma başlatmıştır.

KSY neleri yapmaz

KSY’yi ve İttifak içinde neleri amaçladığını anlattıktan sonra, KSY’nin neleri yapmayacağını da kısaca açıklamak yararlı olacaktır.

KSY 1999 Stratejik Kavramı’nın yerini almaz; Stratejik Kavramı destekler ve tamamlar. Ancak güncelliğini koruyabilmesi için belli aralıklarla gözden geçirilecektir. Son göstergelere göre, belgenin muhtemelen 2009’da, NATO yeni Stratejik Kavramını yayınladıktan sonra gözden geçirilmesi beklenebilir.

KSY her bir planlama disiplinine ve yeteneklerle ilgili diğer organların her birine tam bir rehberlik sağlayacak kadar ayrıntılı bilgi sunmaz; bu nedenle daha alt düzeyde ek yönergelere ihtiyaç vardır.

KSY Müttefiklerin NATO’dan nitelikler bazında ne yapmasını istediklerini belirlemez. Bu iş, kuvvet planlama konusunda KSY’ye dayanan ve ilgili ülkeler tarafından Haziran 2006’da kabul edilen buna bağlı gizli bir belge (2006 Bakanlar Yönergesi) ile yapılmıştır.

Son olarak da, KSY daha fazla kuvvet talep etmemektedir. Daha çok sayıda değil, daha ziyade daha kullanılabilir, daha kolayca konuşlandırılabilir, daha etkili kuvvetler istemektedir.

Dönüşüme giden yol

Sonuç olarak, KSY NATO’nun süregelen dönüşümü için kısa fakat temel bir vizyon sağlar. Ancak önemli olan, KSY’nin gerek İttifak’ın kendi içinde, gerekse bizzat ülkelerde uygulanmasıdır, zira gelecekteki misyon ve operasyonlar için daha kullanılabilir yetenekler geliştirilmesine yol açacak olan ve böylece İttifakın etkisini, inanılırlığını ve önemini 21.yüzyılda da korumasını garanti edecek olan da budur.

Riga Zirvesinde, ve hatta daha öncesinde de görüldüğü gibi, Müttefik ülkeler KSY’de belirlenen dönüşüm yolunu benimsemişlerdir. Ancak bu uzun ve zorlu bir yoldur. Müttefikler açısından esas zorluk bu yolda devam etmek olacaktır.
...yukarı...