NATO ana sayfa
NATO Dergisi Ana Sayfası
      Bu sayı:Yaz 2004 Önceki sayılar  |  Dil
NATO ana sayfa
 İçindekiler
 Önsöz
 Özetler
 Söyleşi
 Yayınlar
 Analiz
 Özel
 Askeri Konular
 Haritalar
 Katkıda
 Bulunanlar
 Bibliyografya
 Bağlantılar
 Bir Sonraki
 Sayı
NATO Dergisi Ana Sayfası Editör'le Yazışma / Abonelik Basılabilir

Bu makaleyi bir arkadaşıma gönder
Özetler

İstanbul Yolunda
Jaap de Hoop Scheffer

NATO’nun ilk kırk yılında sadece on zirve toplantısı yapıldı. Önümüzdeki 14 yıl içinde ise yedi toplantı yapılmış olacak—hepsi konuşmadan çok iş üreten toplantılar. Bu sayılar yaşadığımız değişimin artan hızını göstermektedir. İstanbul Zirvesi NATO’nun savunma planlama ve kuvvet oluşturma süreçlerinde önemli gelişmeler başlatacak. İstanbul ayrıca terörizme karşı güçlendirilmiş bir önlemler paketi sunacak ve NATO’nun yeni Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, ve Nükleer Savunma Taburu’nun tam operasyonel yeteneğini belirleyecek. Afganistan NATO için öncelikli bir konu ve İstanbul Zirvesi NATO’nun Afgan halkı ve Afganistan için daha iyi bir gelecek sağlamak konusundaki taahhüdünü göstermesi için mükemmel bir mekan. İstanbul Zirvesi NATO’nun Balkanlar’da istikrar sağlanmasında oynadığı rolün de altını çizecek ve Ortak ülkelerle ilişkilerimizi yeni bir düzeye taşıyacak. Ayrıca İstanbul Zirvesi NATO’nun Akdeniz ve Ortadoğu’daki ülkelere açılması konusunda daha geniş ve daha iddialı bir çerçeve başlatmak için de bir fırsat olabilir. Tüm bu farklı alanlarda kaydedilen ilerlemeler İstanbul Zirvesi’nde NATO’nun Avrupa ve Kuzey Amerika’nın bugünün önemli askeri ve siyasi konularını ele aldığı temel forum olduğu bir kere daha teyit edilmiş olacak.

Doğru Yer, Doğru Zaman
Recep Tayyip Erdoğan

Genişlemiş ve dönüşüm geçirmiş olan İttifak, Avrupa-Atlantik bölgesinde ve bu bölgenin dışında güvenlik ve istikrar sağlamak için yeni sorumluluklar üstlenmektedir. Aynı zamanda, Türkiye geçmişin ağırlığı ile bugünün belirsizliklerinin karşı karşıya kaldığı geniş bir bölgenin merkezinde giderek daha önemli bir oyuncu olmaya başlamıştır. İstanbul Zirvesi NATO’nun yeni tehditler karşısında kendini nasıl geliştireceğinin göstergesidir. NATO’nun genişleme sürecinin başarısı büyük ölçüde ortaklık politikalarımızın başarılarına dayanmaktadır. Bugün daha büyük sorunların altından kalkabilmemiz için ortaklıklarımızın dinamik ve etkili olmaya devam etmelerini garanti etmek zorundayız. Doğuya ve güneye doğru genişlerken etkili politikalar geliştirmek ve kalıcı çözümler üretebilmek için yenilenmiş ve güçlenmiş bir transatlantik bağın varlığı çok önemlidir. Kuvvetlendirilmiş bir transatlantik işbirliği terörizme karşı yürüttüğümüz ortak mücadelenin vazgeçilmez parçası olacaktır. Zirve toplantısı çok önemli bir zamana denk geldi; ve değişik uygarlıkların, kültürlerin ve dinlerin bir araya geldiği bu yerin yoğun ve yapıcı görüşmelere katkısı olacaktır.

NATO’nun Gelişen Operasyonları
Adam Kobieracki

NATO’nun halen sürdürmekte olduğu operasyonların listesi (Bosna ve Hersek, Kosova, Akdeniz ve Afganistan’daki önemli misyonlar dahil) dikkat çekici olmakla beraber, daha fazla operasyon üstlenmesi konusunda baskılar giderek artmaktadır. Ancak İttifak’ın kuvvet konuşlandırma kapasitesinin de bir sınırı vardır ve NATO’nun etkili bir kriz yöneticisi olabilmesi için yeteneklerindeki bazı eksikleri karşılaması gerekmektedir. Müttefikler NATO’nun “tehdidin var olduğu yere” gidebilmesini istiyorlarsa, İttifak’ın siyasi ve operasyonel karar mekanizmaları birbiriyle daha uyumlu olmalıdır. Bunu başarmak için de askeri yapılarda uygulanan dönüşüm mantığının kuvvet hedefleri, savunma planlaması, ve kuvvet oluşturma süreçlerinde de aynı şekilde uygulanması gereklidir. Savunma planlama sürecinin İttifak operasyonları için doğru kuvvet ve yeteneklerin tanımlanması ve oluşturulmasında daha yararlı bir araç olmasını sağlayacak bir reform yapılmalıdır.

Genişlemenin Anlamı
Tomas Valasek

NATO ve AB’nin sırasıyla Mart 2004’te ve Mayıs 2004’te yaşadığı genişlemeler başlı başına büyük olaylardı. Aynı zamanda bu genişlemeler Avrupa güvenlik ortamının yavaş ama önemli ölçüde yeniden şekillenmeye başladığı bu döneme denk geldi. Bunun en bariz göstergeleri ise ABD’den bağımsız olma yönünde bir eğilim ve yeni tehditlerle başa çıkmak için kuvvetin hangi şartlarda kullanılabileceği konusundaki hararetli tartışmalardır. Geri planda ise bugün Rusya’nın Avrupa ve dünya güvenliğindeki rolü yatmaktadır. Yeni Müttefikler Londra ve Washington tarafından ileri sürülen daha kararlı güvenlik vizyonunu tercih etmekteler ve genel olarak uluslararası ilişkiler konusunda Batılı komşularından daha karamsar, daha fazla Darwin’ci bir yaklaşımı benimsiyor gibiler. Ayrıca bu yeni üyeler Rusya konusunda tarihi deneyimlerine dayanarak, bugüne kadar NATO’da pek sözü edilmemiş bir görüş açısı getiriyorlar. ABD’nin Avrupa güvenliği konusundaki rolünün sürmesine ihtiyaç olduğu görüşündeler. Avrupa’nın güvenlik kimliği daha yeni yeni oluştuğu için AB ve NATO’nun genişlemesi yeni Müttefiklere bu kimliğin oluşturulmasına yardımcı olmaları için benzeri olmayan bir fırsat sağlıyor.

Afganistan’ın Geleceği
Hikmet Çetin

NATO Afganistan’da İttifak’ın coğrafi varlığını Kabil’den öteye yaymak ve seçmen kayıtları ve seçim sürecine destek vermek üzerinde yoğunlaşmakta. İttifak diğer uluslararası ve ulusal güvenlik kuvvetleri ile işbirliği yaparak Uluslararası Güvenlik Yardım Gücü ISAF vasıtasıyla Taliban sonrası yeni siyasi döneme yönelik birçok tehdidi etkisiz kılmakta önemli bir rol oynayacak konumdadır. İl İmar Timleri’nin sayılarının arttırılması NATO’nun yavaş yavaş Afganistan’daki varlığını genişletmesini mümkün kılacaktır. Ancak seçimler sırasında tüm ülkede acilen bir güvenlik varlığına ihtiyaç vardır. Geçici Afganistan İslam Devleti’nin seçimleri adil ve şeffaf biçimde yürütebileceğinden şüphe edilmektedir. Ancak bu seçimlerin bir başka ciddi alternatifi de yoktur. Bu seçimler yeni hükümeti hem Afganlar, hem de dünyanın gözünde meşru kılacak, ve hükümetin iktidar peşindeki diğer aktörler karşısındaki otoritesini kuvvetlendirecektir. Seçim sürecinin meşru olmasını ve meşru olduğunun görülmesini sağlamaya yardımcı olmak, NATO açısından bir inanılırlık ve kararlılık sınavı olacaktır. Ancak bundan sağlanabilecek yarar o kadar büyüktür ki İttifak ve uluslararası toplumun gerekli yatırımı hemen yapmaları çıkarlarına olacaktır.

Büyük Umutlar
Korgeneral Rick Hillier

Afganistan’da hem Afgan halkı hem de NATO’nun başında birçok uzun vadeli sorun olmakla beraber bunlardan bir tanesi diğerlerini gölgede bırakmaktadır: özgür ve acil seçimlerin düzenlenmesi ve seçmen kayıtlarının yapılması. NATO’nun çalışmalarını bu noktada yoğunlaştırması gereklidir; zira kısa vadede siyasi süreci desteklemekte yaşanacak bir başarısızlık İttifak’ın istikrarlı ve güvenli bir Afganistan kurma yönündeki uzun vadeli hedefine ulaşma olasılığını azaltır. NATO’nun Afganistan’da güvenlik sağlama taahhüdünün fiziki unsuru sağlıklı bir İl İmar Timleri ağı ve yetenekleri oluşturmasına, manevi unsuru ise orta vadede Uluslararası Güvenlik Yardım Gücü’nün (ISAF) zamanında genişletilerek seçim sürecinin güvenliğine anlamlı ve gözle görülür bir katkıda bulunmasına bağlıdır. Bugün ISAF’ın Afganistan’da kazandığı inanılırlık, NATO’ya karşı güven duyulmasını ve ISAF’ın bugüne kadarki genişleme hızının sabırla kabul edilmesini sağlamıştır. Ancak beklentiler çok fazladır, ve yaklaşan seçimleri ülkelerinin gelecekteki barış ve kalkınması için başlangıç noktası olarak gören Afgan halkı açısından vakit geçmektedir.


Savaş Baltalarını Gömmek
Pavle Jankovic ve Srdjan Gligorijevic

NATO’nun Barış İçin Ortaklık programına üye olmak Sırbistan ve Karadağ’ın en acil dışişleri ve güvenlik önceliğidir. Bu yaklaşım son beş yıl içinde ülkenin savaş döneminden detant ve barış dönemine geçişini, ve şimdi yaşadığı yakınlaşma dönemini yansıtmaktadır. BİO üyeliğinin çeşitli ön şartları arasında yerine getirilmesi en zor olan Lahey’deki Eski Yugoslavya İçin Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi ile işbirliği yapmak, ve özellikle de Ratko Mladic’i Mahkeme’ye teslim etmektir. İşbirliği önemlidir ve sürdürülmesi gerekir; ancak Sırbistan ve Karadağ’ın yeni ortaya çıkmakta olan demokratik kurumlarını zayıflatmamaya da özen gösterilmelidir. Ayrıca, Eski Yugoslavya İçin Uluslararası Suçlar Mahkemesi ile işbirliği konusu Sırbistan ve Karadağ’ın Barış İçin Ortaklık’a katılmasına engel teşkil etmemelidir. Ülkenin bu programdan sürekli olarak dışlanması ülke içindeki komplo teorilerini alevlendirdiği gibi radikal grupların eline de kuvvetli bir koz vermektedir. Refah ülkenin uluslararası işbirliği ve Avrupa-Atlantik entegrasyon sürecine dahil olmasıyla mümkün olacaktır. NATO’nun İstanbul Zirvesi’nde veya Zirve’den sonra en kısa zamanda ülkeyi Barış İçin Ortaklık’a katılmaya davet etmesi iyi bir başlangıç olacaktır.

Yetenekler ile Taahhütler Arasında Uyum
John Colston

İttifak operasyonlarının sayısındaki artış, bu operasyonları yürüten kuvvetlerin ve bu kuvvetlerin sahip olduğu yeteneklerin yeterliliği konusunda bazı soruları gündeme getirmiştir. Bugün NATO’nun modern, kolayca konuşlandırılabilen, idame ettirilebilen ve üslendikleri bölgenin dışındaki yüksek yoğunluktaki operasyonlar da dahil olmak üzere her türlü İttifak misyonunu üstlenebilecek kapasitede kuvvetlere ihtiyacı vardır. Bazı ülkeler dönüşüm kavramını benimsemişler ve modern, konuşlandırılabilir ve idame ettirilebilir nitelikte kuvvetler tahsis edebilmeleri için kuvvet yapılarında gereken değişiklikleri yapmışlardır. Diğerleri henüz bu seviyeye gelememişlerdir. NATO halen siyasi açıdan kabul görebilecek “kullanılabilirlik” ve “sonuç” hedefleri oluşturma fikrini incelemektedir. Bu tür hedefler, örneğin ülkelerin askeri yapılarının belirli bir yüzdesini İttifak operasyonları için konuşlandırmayı ve idame ettirmeyi kabul etmelerini şart koşabilir. Aynı şekilde, ülkeler de “yeniden yatırım hedefleri” kavramı (yani konuşlandırılamayan askeri unsurları dağıtarak kaynakları konuşlandırılabilir varlıklar oluşturmaya veya mevcut varlıkları iyileştirmeye kaydırmak) üzerinde çalışmaktalar. Amaç, Müttefiklerin belirli bir misyonu üstlenmeyi kabul ettikleri zaman NATO askeri komutanlarının ihtiyacı olan kuvvetlerin kendilerine tahsis edileceği konusunda verdikleri güvencenin daha fazla kesinlik kazanmasıdır.



...yukarı...