NATO ana sayfa
NATO Dergisi Ana Sayfası
      Bu sayı:Yaz 2004 Önceki sayılar  |  Dil
NATO ana sayfa
 İçindekiler
 Önsöz
 Özetler
 Söyleşi
 Yayınlar
 Analiz
 Özel
 Askeri Konular
 Haritalar
 Katkıda
 Bulunanlar
 Bibliyografya
 Bağlantılar
 Bir Sonraki
 Sayı
NATO Dergisi Ana Sayfası Editör'le Yazışma / Abonelik Basılabilir

Bu makaleyi bir arkadaşıma gönder
Söyleşi
Amiral Giambastiani: NATO Müttefik Dönüşüm Yüksek Komutanı (SACT)
 

( KFOR)


NATO’nun ilk Müttefik Dönüşüm Yüksek Komutanı (SACT) olan Amiral Edmund P. Giambastiani aynı zamanda ABD Müşterek Kuvvetler Komutanıdır. Bu iki komutanlığın da karargahları Norfolk, Virginia’da bulunmaktadır. Amiral Giambastiani NATO’nun iki Stratejik Komutanlığından birinin komutanı olarak, İttifak’ın askeri etkinliğinin arttırılması amacıyla NATO’nun askeri yapıları, kuvvetleri, yetenekleri ve doktrinlerinde gerçekleştirilmekte olan dönüşüme liderlik etmektedir. Kendisi ABD Müşterek Kuvvet Komutanı olarak da Amerika Birleşik Devletleri’nin bugünkü ve gelecekteki askeri yeteneklerini en yüksek düzeye çıkarmaktan sorumludur. Bu bağlamda, müşterek kavramlar geliştirme ve deneme yeteneklerini arttırmak, müşterek ihtiyaçları belirlemek, birlikte çalışabilme yeteneğini arttırmak, müşterek eğitim vermek, ve her an hazır Amerikan kuvvet ve yetenekleri sağlamak suretiyle (dünyanın çeşitli yerlerindeki ABD muharebe komutanlarına destek sağlamak üzere) müşterek kuvvetlerin dönüşümüne önderlik etmektedir. Meslek yaşamında çeşitli nişanlar almış olan bu eski denizaltı komutanı, bu göreve gelmeden önce ABD Savunma Bakanı Donald H. Rumsfeld’in üst düzeyli askeri yardımcısı idi.


NATO’nun komuta yapısındaki en büyük değişikliklerden biri Atlantik Müttefik Komutanlığı yerine bir Müttefik Dönüşüm Komutanlığı’nın kurulması oldu. Bu değişikliğin önemi nedir ve bu komutanlık nasıl yapılanmıştır?

NATO’nun komuta yapısında gerçekleştirilen değişiklik son 50 yıldaki en önemli gelişmedir ve Kasım 2002 tarihli Prag Zirvesi’ni takip eden tarihi değişiklikleri tetiklemiştir. Bu tarihi zirve toplantısının sonunda bu 50 yıllık örgütü 21. yüzyılın sorunları ile başa çıkabilecek hale getirebilecek, İttifak açısından gerçekten çok önemli bazı değişiklikler üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Bu değişiklikleri anlayabilmek için NATO liderlerinin iki yeni stratejik komutanlık oluşturma hedeflerini çok iyi anlamak gerekir: biri NATO askeri kuvvetlerinin günlük çalışmaları üzerinde yoğunlaşan Müttefik Harekat Komutanlığı, diğeri de NATO askeri kuvvetlerinin geleceği ve o noktaya nasıl ulaşılacağı üzerinde odaklanan Müttefik Dönüşüm Komutanlığı.

Müttefik Dönüşüm Komutanlığı’nın İttifak içindeki değişimin itici gücü olması ve değişim sürecine entelektüel bir nitelik kazandıracak motivasyonu sağlaması beklenmektedir. Biz ayrıca NATO üyelerinin ve ortaklarının kendi askeri kuvvetlerindeki dönüşümü de teşvik ediyoruz. İki temel müşteri grubumuz olduğunu düşünüyoruz: Müttefik Harekat Komutanlığı ve İttifak’a üye olan ülkeler. İşlevsel bir komutanlık olarak, uzun vadedeki gelişmelere askeri açıdan bakıyoruz. Ülkelerin İttifak’ın gelecekte ihtiyaç duyacağı yetenekleri sağlarken daha fazla bilgi sahibi olmaları için İttifak kuvvetlerinin gelecekteki konumlarını açıkça ortaya koyuyoruz. Dönüşümle ilgili çalışmalarımız ülkelerin bu konudaki çalışmaları için de bir çerçeve oluşturmaktadır. Burada amaç yeni güvenlik sorunlarıyla başa çıkabilecek müşterek kuvvetleri entegre bir savaş alanında konuşlandırabilmektir. Bu çerçeve ayrıca NATO ajanslarını ve ulusal mükemmeliyet merkezlerini bir araya getirerek programlarına bütünlük kazandırır, ve bizim bu çalışmaları yönlendirmemize olanak sağlar. Uzun vadedeki yetenek eksikliklerinin giderilmesinde araştırma ve teknolojinin bir arada kullanılmasını sağlıyoruz. Yeni kavram ve yetenekleri sınamak ve geliştirmek için çeşitli denemeler yapıyoruz. Birleşik ve müşterek bir güç olarak daha iyi çarpışabilmek için yeni teknoloji ve yeteneklerden yararlanacak doktrinler geliştiriyoruz. NATO okullarının müfredatının en son doktrin ve taktikleri yansıtacak şekilde değiştirilmelerini ve en son İttifak ve koalisyon operasyonlarında öğrendiklerimizi yansıtan gerçekçi bir eğitim vermelerini sağlıyoruz. Bu şekilde doktrin, eğitim ve tatbikatların birbiriyle uyumlu olması sağlanıyor. Çok kısa sürede pek çok şey gerçekleşmişse de NATO’nun değişimi konusundaki çalışmalar hala sürüyor, ve biz dönüşümün sonucu, süreci ve kültürü üzerinde odaklanıyoruz.

Müttefik Dönüşüm Komutanlığı’nın Avrupa’daki bölgesel merkezlerinin nasıl bir rolü olacak?

Norfolk, Virginia’daki Müttefik Dönüşüm Komutanlığı karargahımız benim ABD Müşterek Kuvvetler Komutanlığım ile birlikte çalışarak Kuzey Amerika ile Avrupa arasındaki önemli transatlantik bağı tamamlıyor. Aynı zamanda Avrupa’nın çeşitli yerlerinde birçok temel unsurumuz bulunuyor. Bunlardan Norveç’in Stavanger kentindeki Müşterek Muharebe Merkezi Ekim 2003’te kuruldu ve Müttefik Dönüşüm Komutanlığı’nın uygulama ajansı olarak görev yapıyor. Bu merkezin NATO Mukabele Gücü komutanları ve diğer NATO harekat karargah personeline en son muharebe ve harekat teknikleri konusunda verdiği eğitim denemelerimize dayanarak oluşturduğumuz yenilikçi kavramları ve sürmekte olan operasyonlarda öğrendiklerimizi de kapsıyor. Bu şekilde Müşterek Muharebe Merkezi harekat komutanları ve personeline çeşitli misyonlarla ilgili tatbikat ve eğitim sağlayarak her türlü askeri operasyona mukabele edebilecek duruma gelecektir.

Bydgoszcz, Polonya’da yeni açılan Müşterek Kuvvet Eğitim Merkezi’nin taktik düzeyde müşterek ve birleşik eğitim alanında belirgin ve eşsiz bir rolü olacak. Merkez özellikle de kilit taktik arabirimlerinde birlikte çalışabilme yeteneği sağlayabilmek amacıyla müşterek taktik eğitimi verecek. Bunun gerek ABD gerekse NATO Komutanlıklarımda öğrenilen derslerle ilgili tüm faaliyetlerde en çok geliştirilmesi gereken alan olduğu belirlenmiştir.

Monsanto, Portekiz’de bulunan Kazanılan Deneyimler Müşterek Analiz Merkezi (JALLC) NATO’nun gerçek askeri operasyonları, tatbikat, eğitim ve denemeleri incelemek ve alınan derslerle ilgili etkileşimli bir veritabanı oluşturmak ve güncellemekten sorumlu NATO ajansıdır. Bu merkezin üyeleri NATO’nun Afganistan’daki Uluslararası Güvenlik Yardım Gücü’nde konuşlanmalarının yanı sıra Kosova’daki NATO kuvvetlerine de yardımcı olmuşlardır. Alınan derslerle ilgili böyle gerçek zamanlı ve dinamik bir süreç harekat eğitimimizin kalitesini arttırırken aynı zamanda acil prototip çözüm gerektiren fiziki yetenek eksikliklerimizin de belirlenmesini sağlayacaktır.

İtalya’nın La Spezia kentindeki NATO Deniz Altı Araştırma Merkezi (NURC) araştırmalar yapar ve NATO’nun deniz altı operasyonları ve dönüşüm ile ilgili ihtiyaçları konusunda ülkeler tarafından yürütülen çalışmaları bir araya getirir. Merkez deniz mayınlarına karşı önlem, acil çevre değerlendirmesi, askeri oşinografi ve kıyı bölgelerinde denizaltılara karşı savaş konuları ile ilgili dönüşüm üzerinde çalışmaktadır.

Ayrıca, Müttefik Dönüşüm Komutanlığı kavram ve yetenekler oluşturmak, doktrin geliştirmek, denemeler yapmak, ve birlikte çalışabilirlik, standardizasyon ve nitelikli dönüşüm yetenekleri ile ilgili araştırmaları ve bunların edinimini desteklemek için birçok NATO ajansı ve ulusal/çokuluslu mükemmeliyet merkezi ile etkileşim içindedir. Komutanlık NATO için yeni ve iyileştirilmiş kursların tasarımı, geliştirilmesi, değerlendirilmesi, ve onaylanmasında çeşitli NATO eğitim kurumları ve Müttefik Harekat Komutanlığı ile eşgüdümlü olarak çalışır. Müttefik Dönüşüm Komutanlığı eğitim ortaklarıyla birlikte çalışarak ve kursların içeriğini yönlendirerek eğitimde gereksiz yinelemelerin önüne geçer ve İttifak liderleri, uzmanlar ve kilit karargah personelinin en iyi şekilde eğitilmelerini sağlayarak birleşik/müşterek bir ortamda etkin biçimde işbirliği yapmalarına olanak verir.


Bugünkü öncelikleriniz nelerdir?

Birinci önceliğimiz İttifak’ın askeri yeteneğini geliştirmektir. Burada en önemli nokta dönüşümün tam anlamıyla benimsenmesidir. Bu da, NATO'nun stratejik vizyonunu kabul etmeyi, ihtiyaçları belirlemeyi, kavramları gözden geçirmeyi, çözümler geliştirip denemeyi, ve kanıtlanmış fikirleri uygulanabilir yeteneklere dönüştürmeyi gerektirir. İkinci olarak, mevcut kuvvetleri devam etmekte olan NATO operasyonlarında karşılaştıkları sorunlarla başa çıkmaya hazır hale getirmeli, ve geleceğe bakarken bugünü asla gözden kaçırmamalıyız. Üçüncü olarak, NATO Mukabele Gücü NATO’nun önümüzdeki yıllarda gerçekleştireceği dönüşümün büyük bir kısmının itici gücü olacaktır. Müttefik Dönüşüm Komutanlığı, Müttefik Harekat Komutanlığı ve NMG komutanları ile birlikte çalışacak ve tüzüklerinde belirlenmiş olan yetenekleri uygulamaları için gereken desteği almalarını garanti edecektir. Dördüncü olarak Müttefik Dönüşüm Komutanlığı’nın tüm dönüşüm potansiyelini gerçekleştirebilmek için NATO bu komutanlığa gerek insan gücü gerekse maddi kaynak sağlamak konusundaki taahhüdünü sürdürmelidir. Ve son olarak, Müttefik Dönüşüm Komutanlığı İttifak ile ortak olmak isteyen tüm ülkelerle kendi bireysel askeri yeteneklerini geliştirmeleri için birlikte çalışmayı taahhüt etmektedir.

Askeri dönüşüm karmaşık bir kavram. Siz bundan ne anlıyorsunuz?

Dönüşüm konusundaki en büyük sorun kültür sorunudur ve bu insanların zihnindedir. Entelektüel açıdan dönüşüm kullanılabilir yetenekleri öne çıkarmak için sürekli olarak yenilikler ve denemeler yapmayı, ve öğrenilenler doğrultusunda hızla harekete geçebilmeyi amaçlayan bir yaklaşımın benimsenmesini gerektirir. Kültürel açıdan ise dönüşüm risk almanın ödüllendirilmesi, değişiklikleri uygulayabilecek süreç ve bireylerin belirlenmesi, ve müşterek bir kültürün uygulamanın en alt düzeylerine kadar indirilebilmesi anlamına gelir. Birçok müttefik ülke yıllardır bu doğrultuda çalışmaktadır. Örneğin, bence Amerika Birleşik Devletleri modern dönüşümüne 1973 yılında kuvvetlerinin tümüyle gönüllülerden oluşmasının kabul edilmesiyle ve 1986’da Goldwater-Nicholas Savunma Senedi’nin onaylanması ile başladı. Son on yıl içinde bu ülkede dönüşüm ABD Müşterek Kuvvetler Komutanlığı’nın organik gelişimi ile hız kazandı. Bu komutanlık bugün ABD Silahlı Kuvvetleri’nin değişiminde fonksiyonel bir role sahip.

Çalışmalarımıza başlarken dönüşümün bir başı veya sonu olmadığını bilmemiz çok önemli. Dönüşüm sürekli bir süreçtir—global güvenlik ortamındaki giderek hız kazanan değişikliklerle güdümlenir, ve bu değişikliklere karşı duyarlıdır. Müttefik Dönüşüm Komutanlığı bu süreç içindeki yönünü kısa sürede belirlemiştir. Bu iş gelecekteki Müttefik operasyonlarının niteliklerini askeri açıdan değerlendirmekle başlar--stratejik vizyon da bunu kapsamaktadır. Bu stratejik vizyon tüm dönüşüm faaliyetlerimizi aynı doğrultuda tutmaya yarayan temel belgedir. Müttefik Harekat Komutanlığı, üye ülkeler ve birçok ortak ülke ile birlikte gelecekteki harekat ortamını belirleyerek kuvvetlerin birlikte çalışabilmeleri ile ilgili kavramları, politikaları, doktrin ve yöntemleri ele alıyoruz. Bu geniş stratejik vizyon tüm örgüt içinde dönüşümü güdümleyecek ve İttifak’ın savunma planlaması ile ilgili çalışmalarını doğrudan etkileyecektir.

Savunma planlama sürecinde bu stratejik vizyonun başarıya ulaşması için gelecekte ihtiyaç duyulacak yeteneklerin belirlenmesi son derece önemlidir. İhtiyaç duyulan yetenekler belirlendikçe, kavram geliştirme ve deneme süreci bu yetenekleri elde etme yollarını araştıracaktır. Bu sadece yeni silah sistemleri—gemi, tank, veya uçak gibi platformlar—ile ilgili değildir; doktrin, prosedür, örgütsel prototipler ve işbirliği mekanizmalarını da içerir. Bu yaklaşım fikirlerin açıkça tartışıldığı bir ortamın oluşmasını destekler; bu fikirlerin bazıları mevcut tatbikat ve eğitim faaliyetlerinde veya “amaca göre oluşturulmuş” yeni faaliyetlerde denenmeye ve daha derinlemesine incelenmeye değer bulunabilir.

Dönüşüm sürecinin en önemli kısmı savaşanların yeni kavramlar ve yöntemler konusunda çok iyi eğitim ve öğretim görmüş olmalarıdır. Eğitim çalışmalarımız ilk etapta Müşterek Görev Gücü komutanı ve personeli üzerinde yoğunlaşmaktadır. Onları eğitip gerçek operasyonlara hazırlamak—NATO’nun Afganistan’daki misyonu gibi—sadece bugün Müttefik Harekat Komutanlığının değerini arttırmakla kalmaz, İttifak askeri liderlerine dönüşüm kavramlarını aşılar. Bu da İttifak’ın hem sürmekte olan operasyonlarda başarılı olmasını sağlar, hem de gelecekte yeteneklerimizin dönüşümünde elde edilecek başarıların tohumları atılmış olur.

Bu dönüşüm bulmacasının son parçası halen sürmekte olan operasyonların değerlendirilmesidir. Daha önce de değinildiği gibi, vizyon, savunma planlaması ve gelecekteki yeteneklerin daha iyi belirlenebilmesi için sürekli geribildirim olmasını sağlayabilmek ve İttifak’ın tümünde entegrasyon ve anlayışı güçlendirmek amacıyla, Müttefik Dönüşüm Komutanlığı’nın Kazanılan Deneyimler Merkezi sürmekte olan operasyonlara dahil edilmiş bulunmaktadır. Dönüşüm sürecini bir dizi adım olarak tanımlamıştım. Ancak bu adımlar birbirleriyle bağlantılıdır. Biz sürekli olarak ihtiyaçlarımızı değerlendireceğiz, gerektiğinde vizyonumuzu yeniden gözden geçireceğiz, yeni kavramlar geliştirip bunları prototipler ve tatbikatlarla deneyip değerlendireceğiz, ve daha da iyi yeteneklere sahip olacağız. Dediğim gibi, dönüşümün başı veya sonu yoktur.


NATO’nun Dönüşüm ve Harekat Komutanlıkları uygulamada nasıl birlikte çalışıyorlar?

General James Jones (SACEUR) ve ben hem çok eski arkadaşlarız, hem de meslektaşız. Gerek hedefimiz, gerekse o hedefe nasıl ulaşacağımız konusunda aynı görüşleri paylaşıyoruz. Sık sık konuşuyoruz ve personelimiz düzenli olarak bir araya gelerek her iki Stratejik Komutanlığın üzerinde çalıştığı konular üzerinde görüşüyor. Bir başka deyişle, komutanlıklarımız arasından su sızmıyor ve günlük çalışma ilişkilerimiz gayet yakın. Dönüşüm ve Harekat Komutanlıklarının farklı rolleri karargahları tarafından gayet iyi biliniyor. Müttefik Dönüşüm Komutanlığı İttifak kuvvet ve yeteneklerinin değişimini teşvik etmek ve denetlemekle görevli. Müttefik Harekat Komutanlığı ise İttifak operasyonlarından sorumlu. Ben Müttefik Harekat Komutanlığı’nı iki önemli müşterimizden biri olarak görüyorum ve General Jones ve personeline NATO operasyonlarını yürütmeleri için gereken araç ve eğitimin en iyisini sağlamak için elimizden geleni yapacağız. Ülkelerin kendilerini de diğer müşterimiz olarak görüyorum ve onlara da dönüşüm faaliyetlerinde ne zaman isterlerse, onlar için en uygun şekilde yardımcı olacağız.

Müttefik Dönüşüm Komutanlığı NATO Mukabele Gücü’nün oluşmasına ne gibi bir katkı yapıyor?

NATO Mukabele Gücü dönüşümün hem sonucu hem de sürecidir. Demek istediğim, NMG hızla konuşlandırılabilen, birlikte ve tutarlı biçimde eğitilen ve teçhiz edilen, seferi, kendi kendini idame ettirebilir bir kuvvettir ve en düşük yoğunluktaki operasyonlardan büyük çaplı muharebelere kadar her türlü askeri görevi yerine getirebilecek niteliktedir. NMG aynı zamanda yeni kavramların uygulanmasına araç olur. Aynı şey dönüşüm süreci için de geçerlidir.

Müttefik Dönüşüm Komutanlığı NMG komutanları ve onların personeli için bir lider eğitim programı geliştirmekle görevlendirilmişti; biz de Müşterek Harp Merkezi’nde onlara bir NATO Mukabele Gücü’nü yönetme sorumluluğunu üstlenebilmeleri için gereken eğitimi verecek dinamik ve geniş kapsamlı bir program geliştirdik. Ayrıca NMG için eğitim ve sertifika kriterlerini belirlemek için Müttefik Harekat Komutanlığı ile birlikte çalışıyoruz. Bu kriterler her gün artan bilgi birikimimizi yansıtacak şekilde sık sık güncelleştirilecek ve bu standartlara göre eğitilecek olan ulusal kuvvetlerin dönüşümünde itici kuvvet olacaktır. Son olarak, kavram, gelişme, ve deneme çalışmalarımız NATO Mukabele Gücü’nün yeteneklerini geliştirme yolları üzerinde yoğunlaşacaktır. Bu noktada daha önce NATO’nun elinde bulunmayan yöntemlerle yeni kavramları ve yeni teknolojileri deneme ve nitelik ve nicelik açısından değerlendirme imkanına sahip olacağız.

ABD ile diğer NATO ülkelerinin askeri harcamaları arasındaki fark göz önüne alınırsa, yetenekler arasındaki farkın kapatılması mümkün olabilir mi? Eğer bu mümkünse, Müttefik Dönüşüm Komutanlığı bunu nasıl başarmayı planlıyor?

NATO içinde söz ettiğiniz bu farkın büyümesine izin verilemeyeceği, ve hatta bu farkın kapatılması gerektiği inancı hüküm sürüyor. Afganistan ve Irak’taki koalisyon faaliyetleri sırasında birleşik ve müşterek askeri operasyonların ne kadar etkili olabildiğini gördük. Bu kampanyalardan Amerika Birleşik Devletleri’nin edindiği en önemli ders, büyük çaplı muharebe operasyonlarından geçiş dönemi, istikrar ve yeniden yapılandırma operasyonlarına kadar her tür askeri operasyonda birlikte çalışma yeteneğine sahip müttefiklere ihtiyaç olduğudur. Irak’a Özgürlük operasyonunda sergilenen bütünlük düzeyine ancak ABD Savunma Bakanlığı’ndaki yoğun çalışmalarla ulaşılabildi.

Avrupa ile ABD’nin askeri harcamaları arasındaki farktan çok söz edildi. Ben Müttefiklerin ne kadar harcadıklarından ziyade büyük zorluklarla elde ettikleri savunma bütçelerini neye harcadıkları üzerinde durmayı tercih ederim. Bu nedenle Mons’taki planlama personelimin önderliğinde yürüttüğümüz savunma planlama çalışmaları aradaki açığın kapatılması açısından çok önemli. NATO’nun ihtiyaçları konusunda son derece ayrıntılı bir inceleme yaptık ve ülkelerin kapatmaları gereken yetenek açıklarını ve ellerinde bulunan ve NATO için artık gereği kalmamış olan ulusal yetenekleri belirledik. Öncelikli olarak komuta ve kontrol, muharebe destek, ve muharebe hizmet desteği gibi temel yetenekler üzerinde duran mantıklı bir savunma yatırım programı ABD ile Müttefiklerimiz arasında olduğu düşünülen açığın kapatılmasında önemli rol oynayacaktır.

Ayrıca, Afganistan ve Irak’ta şahit olduğumuz askeri başarılar da kısmen ABD Müşterek Kuvvetler Komutanlığı’ndaki kavram geliştirme ve deneme programının bir sonucuydu. Yeni fikirler üretip bunları büyük bir hızla kavramdan denemeye, ve sonra da prototip haline geçirmek, kanıtlandıktan sonra da bir yetenek olarak operasyon alanına sürmek suretiyle bu sürecin savaş alanında başarıya yol açtığını gördük. NATO’nun sivil ve askeri liderleri bunu çok iyi anlamakta, ve Müttefik Dönüşüm Komutanlığı’nda NATO’nun “entelektüel sermaye” açığını kapatmasına yardımcı olacak yeni bir deneme programının oluşturulmasını desteklemektedirler. NMG aracılığıyla NATO açısından mantıklı çözümler arayacağız. Zaman içinde temkinli savunma yatırımları ve sağlam denemelerle üye ülkeler ile aramızdaki yetenek farkını kapatacağız ve sonunda Müttefik silahlı kuvvetlerinin modern savaş alanında etkin biçimde birlikte çalışabilmelerini sağlayacağız.

Teknoloji İttifak’ın terör tehdidi ile mücadelesine ne şekilde yardımcı olabilir?

Bugün biz geleceğe bilgi çağı penceresinden bakıyoruz. Artık operasyonlarımız belirli sınırlar içindeki bir muharebe alanında yürütülmüyor. Sorumluluk alanlarının çakışmasını önlemek için oluşturulmuş olan yüzeysel sınırları ortadan kaldırıyoruz; daha tutarlı bir birleşik kuvvet oluşturabilmek için sınırları olmayan bir muharebe alanında çalışıyoruz. Böylece personel ve teçhizatı coğrafya şartlarının veya sınırların dikte ettiği bir yerde toplamak yerine, bizim kendi seçtiğimiz yerde ve zamanda toplayabiliyoruz. Benim görüşüme göre bu çok boyutlu muharebe mekanında kesin kararlar verilebilmesi için gereken istihbarat ve bu istihbaratı toplama, inceleme ve yayma yolları, terörizme karşı sürdürülen global mücadeledeki en büyük teknolojik silah olacaktır.

Hem Müttefik Dönüşüm Komutanlığı’nın hem de ABD Müşterek Kuvvetler Komutanlığı’nın başında bulunuyorsunuz. Bu iki komutanlık uygulamada birbirini nasıl etkiliyor?

21. yüzyılın karmaşası ve tehditleri ile uğraşan iki büyük komutanlığın da parçası olduğum için çok şanslıyım. Ayrıca mesleklerinde en iyi olan kişilerden oluşan iki karargaha sahip olmam da büyük bir şans. Müttefik Dönüşüm Komutanlığı, ABD Müşterek Kuvvetler Komutanlığı’nın geçtiğimiz on yıl içinde kazandığı tecrübelere dayanarak kuruldu ve örgütlendi. Bu muazzam entelektüel sermaye aktarımı ileride Müttefik Dönüşüm Komutanlığı’nın başarılarının temelini oluşturacak olan ilk adımdı.

Müttefik Dönüşüm Komutanlığı ile ABD Müşterek Kuvvetler Komutanlığı arasındaki ilişki verime yönelik, canlı ve güçlü bir bağdır ve İttifak dahilinde dönüşüm konusundaki karşılıklı anlayış ve senkronizasyonun temelini oluşturur. Tümüyle işlevsel, şeffaf bir ilişki, NATO’nun dönüşümü ve gelecekte çokuluslu işbirliği için ABD, diğer İttifak ülkeleri, ve Ortaklar ile bağlantıların esasını oluşturur. Ortak hedefimiz gelişmekte olan birbirine denk bu iki Komutanlık arasındaki müşterek çalışmaların kurumsallaşmasıdır; her iki komutanlığın bu sürece kendilerine has kuvvetli noktalarını getirmelerinin avantajlarını kullanan, çeşitli karşılıklı işbirliği bağlarıyla desteklenen çalışmaların sinerjisi her iki komutanlığın da yararına olacaktır.


NATO İttifak’ın gerektiği anda doğru yeteneklere sahip olduğunu garanti edebilmek için savunma planlama ve kuvvet oluşturma süreçlerini ne şekilde geliştirmelidir?

Daha önce de söylediğim gibi, Müttefik Dönüşüm Komutanlığı İttifak’ın savunma planlama sürecinden sorumludur. Planlamadaki sorunumuz tehditlere göre belirlenen ihtiyaçlar yerine yetenekler üzerinde odaklanan ihtiyaçları karşılamaktır. Ayrıca uzun vadeli kuvvet planlama süreçlerimizi de kısa vadedeki kuvvet oluşturma süreçlerine entegre etmemiz gerekmektedir. Müttefik Dönüşüm Komutanlığı’nın savunma planlamacıları geçtiğimiz iki yıl içinde bu çalışmaların her ikisinde de büyük ilerleme kaydetmişlerdir.

Öncelikle, savunma planlamacılarımızın hazırladığı 2003 Yılı Savunma İhtiyaçları Gözden Geçirme Çalışmas ı (Defence Requirements Review 2003), tehditler üzerinde odaklanma yaklaşımından yeteneklere odaklanan yaklaşıma yönelme konusunda çok yol aldı. Gelecekte oluşturmak istediğimiz seferi, idame ettirilebilir kuvvet için İttifak’ın ne gibi temel yeteneklere ihtiyacı olduğunu belirledi, ve bunları üye ülkelerin ulusal yetenekleri ile eşleştirerek eksiklikleri saptadı. Bu çalışma çok etkili bir savunma planlama çalışması oldu; bize muharebe kuvvetleri konusunda birçok iyi haberler verdiği gibi, yeteneklerdeki eksiklikleri de belirledi.

İkinci olarak, Savunma İhtiyaçları Gözden Geçirme Çalışması’nı genişletmek için NATO Uluslararası Yazmanlık, NATO Uluslararası Askeri Karargahı ve üye ülkelerle birlikte çalışmaktayız. Bu çalışmanın Müttefik Dönüşüm Komutanlığı olarak sorumlu olduğumuz kuvvet planlama çalışmalarının ötesinde diğer NATO planlama disiplinlerini de içerecek şekilde genişletilmesini amaçlıyoruz. Komuta ve Kontrol, lojistik ve silahlanma planlamasının da bu çalışmaya dahil edilmesinin gereksiz yinelemeleri önleyeceğini düşünüyoruz. Bu da İttifak’ın ve üye ülkelerin savunma kaynaklarını daha iyi kullanmalarına ve riskleri azaltma yollarını anlamalarına yardımcı olacak.

Son olarak, halen kuvvet planlama ve kuvvet oluşturmayı birbirine bağlayacak bir mekanizma üzerinde çalışıyoruz. Böylece bu iki süreç her iki Müttefik komutan ve ulusal kaynak planlamacıları için önemli, öngörülebilir ve yararlı hale gelecek. Bu zor bir görev, fakat bu yolda ilerleme kaybettiğimizi düşünüyoruz. Bence savunma planlama ve kuvvet oluşturma görevi İttifak’ın temel “işi”dir ve General Jones ve İttifak Savunma Başkanları ile bu konuda birlikte yoğun bir çalışma sürdürüyoruz. Bu iki alanda kaydedilen etkili ilerlemeler sayesinde NATO askerlerine, denizcilerine, havacılarına ve deniz piyadelerine doğru zamanda doğru yetenekleri ulaştırmakta başarılı olabiliriz. Bu da giderek küresel çapta güvenlik sorunlarına çözüm bulması beklenen bir İttifak’ın başarısının ölçüsüdür.


...yukarı...