NATO ana sayfa
NATO Dergisi Ana Sayfası
      Bu sayı:Yaz 2004 Önceki sayılar  |  Dil
NATO ana sayfa
 İçindekiler
 Önsöz
 Özetler
 Söyleşi
 Yayınlar
 Analiz
 Özel
 Askeri Konular
 Haritalar
 Katkıda
 Bulunanlar
 Bibliyografya
 Bağlantılar
 Bir Sonraki
 Sayı
NATO Dergisi Ana Sayfası Editör'le Yazışma / Abonelik Basılabilir

Bu makaleyi bir arkadaşıma gönder

Analiz

Büyük Umutlar

Korgeneral Rick Hillier yapılacak seçimlerde gerek Afganistan gerek NATO’yu bekleyen zorlukları inceliyor.


Yeniden toparlanmak: Uluslararası askeri gücün varlığı
Afgan halkına artık korkmadan hayatlarını yeniden
kurmalarına yardımcı oluyor. (© Crown Copyright)

Afgan yeni yılı Afganlılar için umut zamanıdır ve bu yıl 20 Mart’ta yapılan kutlamalar ülke için önemli başarılara da işaret ediyordu. Taliban’nın düşüşünden iki yıl sonra uzun zamandır eksikliği duyulan güvenlik havası nihayet Kabil’e yerleşti. Artık Kabil adeta küçük bir ekonomik patlama yaşıyor: mülteciler evlerine dönüyorlar, ticaret canlandı, ve eski şehrin yıkıntıları arasından yeni binalar yükselmeye başladı. Ülkenin politik gelişimine ışık tutacak yeni bir anayasa hazırlandı. Çiftçilere zor zamanlar yaşatan beş yıllık kuraklığın ardından gelen oldukça düzenli yağmurlar geçmiş yılların sıkıntısını hafifletmeye başladı. Ama ülkenin geleceği açısından belki de en önemlisi beş milyon kız ve erkek öğrenci (Afganistan’da görülmüş en yüksek öğrenci sayısı) 21 Mart’ta okullarına döndü.

Bütün bunlar uluslararası mali, politik ve askeri yardımlardan faydalanmaya başlayan Afganistan halkı için gerçek başarılardır. Mart sonu, Nisan başında yapılan Berlin Konferansı’nda uluslararası toplum Afganistan’a gelecek üç yılda 8.2 milyar Amerikan doları vermeyi taahhüt etti. Güvenlik Yardım Gücü (ISAF) çerçevesinde NATO başkanlığındaki 6,500 barış koruma görevlisi Kabil’de ve kuzeydoğudaki Kunduz çevresinde güvenliği sağlamaktadırlar.

Kunduz’da bulunan NATO başkanlığındaki İl İmar Timi (İİT/PRT) dört kuzeydoğu ilinin (Kunduz, Baghlan, Takar, ve Badakşan) güvenliğinden sorumludur. Ancak bu illerin kapladığı alan tek bir İİT’nin güvenliği sağlayabilmesi için çok geniş bir alandır. Başkent ve Kunduz çevresinde uluslararası yardım görevlilerinin altyapı, ve eğitim ve sağlık hizmetlerini kurmalarına ve merkezi hükümetin otoritesini ve hukukun üstünlüğünü ülkeye yaymasına yardımcı olacak güvenli ortam sağlanmıştır. Şimdi aynı başarının Afganistan’ın tümüne yayılması gerekiyor. Taliban’ın bozguna uğratılmasından sonra Afgan liderlerin bir araya gelerek ülkelerinin yeniden yapılanmasını planladıkları 2001 Bonn Konferansında başlatılan politik sürecin devam ettirilmesi son derece önemlidir. Bu aynı zamanda bu yıl sonlarına doğru yapılacak özgür ve adil seçimleri de kolaylaştıracak bir unsurdur.

Bir sorunun aciliyeti diğerlerini gölgede bırakmaktadır: özgür ve adil seçimlerin düzenlenmesi.
Tüm bu ilerleme belirtilerine rağmen ülkeyi ve insanlarını tehdit eden olgular devam etmektedir. Güneyde ve doğudaki dağlık arazide uluslararası terörizm için için yanmaktadır. ABD başkanlığındaki Enduring Freedom operasyonundaki kuvvetler bu bölgede el Kaide ve Taliban’dan geriye kalanları temizlemeye çalışmaktadırlar. Teröristler ve Gülbeddin Hikmatyar liderliğindeki Hizb-i Islami gibi asi gruplar burada çalışanlara ve uluslararası güvenlik güçlerine saldırılar düzenlemeye devam etmektedirler.

Uyuşturucu konusu bir diğer sorundur. Afyon üretmek amacıyla haşhaş ekimi ülkenin kırsal kesimlerinde kanser gibi yayılıyor. Nitekin Afganistan halen Avrupa’da tüketilen eroinin % 95’ini, dünya tüketiminin ise % 75’ini karşılamaktadır. Uyuşturucu geleneksel olarak tutucu bir toplum olan Afganistan’ın ahlaki ve kültürel dokusunu kemirmektedir. Yöresel otoritelerini kaybetmek korkusu ile merkezi hükümeti tanımayan asi komutanların emrinde büyük, özel ordular var. Silahlarını bırakmayı kabul eden komutanların ise ellerinde askerlerine sunabilecekleri ekonomik bir alternatif yok.

Başkentin dışındaki bölgelerde organize suçlar ve narkotik işi dışında ekonomi hiç gelişmemiştir. Evlerine dönen mülteciler ve yerlerinden olmuş kişiler büyük bir fakirlik ile karşı karşıyadırlar ve hayatlarını yeniden kurmak için önlerindeki fırsatlar yok denecek kadar azdır. Cehalet ve okur-yazar oranının çok düşük olması, sağlık ve hijyen hizmetlerinin eksikliği, inanılmaz oranlardaki anne ve çocuk ölümleri, ve altyapıdaki korkunç tahribat nedeniyle insan sermayesi gelişememektedir.

Afganistan’nın karşısındaki zorlukların listesi sadece bu kadar değildir. Afgan halkını tehdit eden unsurlar NATO misyonunun başarısını da tehdit etmektedir. Oysa İttifak ve ISAF burada Afgan halkının onayı ile bulunmaktadır. NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer’in de sık sık tekrarladığı gibi, NATO ülkelerinin güvenliği Afganistan’da istikrarın yerleşmesine o derecede bağlıdır ki, İttifak burada bir başarısızlığı kaldıramaz.

Gerek Afgan halkınının gerek NATO’nun karşısındaki uzun vadeli birçok sorunu gölgeleyen daha acil bir sorun mevcuttur: seçmen kayıtlarının yapılması ve özgür ve adil seçimlerin düzenlenmesi. NATO’nun çabalarını bu noktada yoğunlaştırması gereklidir zira kısa vadede politik süreçte yaşanacak bir başarısızlık İttifak’ın güvenli ve istikrarlı bir Afganistan yaratma yönündeki uzun vadeli hedefine ulaşma olasılığını azaltır. NATO geçen Ağustos ayında ISAF’ın liderliğini devraldığında ISAF’ın buradaki 19 aylık varlığının getirdiği başarıdan çok yararlandı ve çalışmalarını bu başarının temelleri üzerine inşa etti. Artık İttifak’ın inanılırlığı Eylül ayında yapılacak seçimlerden önce Geçici Afganistan İslam Devleti’ne vereceği güvenlik desteğine bağlı hale gelmiştir.

NATO’nun dikkati bir süredir daha ziyade İl İmar Timleri geliştirmek üzerinde yoğunlaşmıştır. ISAF’ın Afganistan’ın diğer bölgelerine yayılmaya başlaması ile yeni İİT’ler geliştirilmesi neredeyse eş anlamlı hale gelmiştir. İl İmar Timleri sınırlı güvenlik sağlamakta, güven tesis etmekte ve yeniden imar çalışmalarının eşgüdümünü yapmakta etkili olduklarını kanıtlamışlardır. Ancak bu Timler amaç değil, NATO’nun uzun vadeli amacına giden yoldaki araçlardır.

Kuzeyden başlayarak batıya doğru yayılan NATO başkanlığındaki İİT ağının genişlemesi için belirli askeri yeteneklere ihtiyaç vardır. Gerek duyulan bu yetenekler arasında taktik hava nakliyesinden yakın hava desteğine kadar hava varlıkları; İİT ağının sürekliliği ve idamesi için ileri destek üsleri; komuta ve kontrol yapıları; hızla hareket edebilecek ama aynı zamanda caydırıcı olacak kadar güçlü acil mukabele kuvvetleri; ve kuvvetin etkili bir şekilde çalışabilmesi için gerekli temel bilgileri sağlayacak iletişim, istihbarat ve keşif yetenekleri bulunmaktadır.

Bu tür bir ağ ne Afganistan’da güvenliği sağlayacak tek unsurdur ne de sonsuz bir taahhüttür. Güvenlik konusundaki nihai sorumluluk Geçici Afgan hükümetindedir. NATO başkanlığındaki ISAF ulusal güvenlik yapılarının etkisinin ülkenin tümüde etkili olabilmesi için gerekli güvenlik sahasını sağlamaktadır. Bütün bunlar sağlandığı zaman uluslararası askeri kuvvetler Afganistan’ın artık kendi güvenlik ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda olduğu inancı ile ülkeyi terk edeceklerdir. Ancak Afgan hükümetinin tüm sorumluluklarını yüklenebilmesi için yeterli kapasite henüz oluşmamıştır. Bu nedenle uluslarası askeri güçlerin verdiği desteğin devam etmesi çok önemlidir. Bu desteğin tamamlayıcı ve güçlendirici iki işlevi bulunmaktadır: Afgan halkına güvenliğin sağlandığı ve artık korkmadan hayatlarını yeniden kurabilecekleri garantisi vermek, ve gelişmekte olan Afgan güvenlik ajanslarını gelişimlerini hızlandırarak hukukun üstünlüğünün sorumlu ve etkili garantörleri olmaları için yüreklendirmek.

NATO’nun Afganistan’da güvenliği sağlama taahhüdünün fiziki unsuru sağlıklı bir İİT ağı ve yetenekleri oluşturmasına bağlıdır. Manevi unsuru ise (orta vadede) ISAF’ın zamanında yayılarak seçim sürecine anlamlı ve gözle görülür bir katkıda bulunmasına bağlıdır. Tabii ki bu, ISAF askerlerinin her seçim sandığının başında bekleyecekleri anlamına gelmez. Ancak bu kuvvetin gözle görülür, seferi ve güçlü varlığı özgür ve adil seçimlerin olmazsa olmaz şartı olan gerekli politik alanı ve güvenliği sağlar ve halk arasındaki endişe kalıntılarını da ortadan kaldırır.

Geçmişte bazı şüphe götürür destek taahhütleri almış olan Afgan halkının şüpheci olması doğaldır. Ancak ISAF’ın Afganistan’da sahip olduğu inanılırlık, NATO’ya güven duyulmasını ve ISAF’ın bugüne kadarki büyüme hızının sabırla kabul edilmesini sağlamıştır. Ancak beklentiler son derece yüksektir ve yaklaşan seçimleri ülkelerinin gelecekteki barış ve kalkınmasının kaynağı olarak gören Afgan halkı açısından vakit geçmektedir.


Korgeneral Rick Hillier Afganistan’daki Uluslararası Güvenlik Yardım Gücü’nün (ISAF) komutanıdır.

...yukarı...