NATO ana sayfa
NATO Dergisi Ana Sayfası
      Bu Sayı: Kış 2002 Önceki Sayılar  |  Dil
NATO ana sayfa
 İçindekiler
 Önsöz
 Özetler
 Tartışma
 Yayınlar
 Söyleşi
 Gündem
 Analiz
 İstatistikler
 Katkıda
 bulunanlar
 Bağlantılar
 Bir Sonraki Sayı
NATO Dergisi Ana Sayfası Editör'le Yazışma / Abonelik Basılabilir

Bu makaleyi bir arkadaşıma gönder
Özetler

Müdahale Tartışması
Dana H. Allin

11 Eylül 2001’den önceki on yıl içinde dünyada pek çok çatışma oldu fakat Batılı güçler arasında kendi stratejik çıkarları ve bu çatışmaları sona erdirmek için ahlaki açıdan ne gibi sorumlulukları olduğu konusunda pek açık bir görüş yoktu. “Başarısız devlet” kavramı ile birlikte bu ülkelerin savaşlarına bir son verip onları yeniden hayata döndürmek için ne ve nasıl yapılabilir sorusu uluslararası ilişkiler gündemine girdi. Artık El Kaide’nin ne kadar büyük bir tehdit oluşturduğu herkesçe bilindiği için dünya toplumunun başarısız devlet denilen felakete hem stratejik ve hem de ahlaki nedenlerden dolayı tahammül edemiyor olması gerekir. Ancak 11 Eylül 2001’den sonra Amerika Birleşik Devletleri dünyanın bu tek Süper Gücü’nün temel stratejik görevleri üzerinde eskisinden daha da çok durmaya başladı. Bu soğuk mantığa göre kitle imha silahlarına sahip bir Irak ABD açısından örneğin Afrika’daki bir soykırım savaşından daha önemli.

Uçurumun Kenarından Dönmek
Mihai Carp

2001 yılı başlarında Güney Sırbistan’daki bir silahlı çatışma bölgesel istikrarı tehdit etti. Bundan bir kaç ay sonra Sırbistan’ın komşusu eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti* iç savaşın eşiğine geldi. NATO her iki olayda da bir özel temsilci görevlendirdi ve barışın yeniden sağlanması için gereken şartların oluşturulmasına yardımcı oldu. Tarihe etkin kriz yönetimi ve çatışma önlemenin ilk örnekleri olarak geçecek olan bu durumlardan çeşitli dersler alınabilir. Her iki olayda da uluslararası tepki erken geldi ve ayrıca son derece iyi biçimde eşgüdümlenmişti. Her bir uluslararası kuruluş diğerlerinin misyon ve hedeflerine ulaşmasına yardımcı oldu. NATO Genel Sekreteri, AB Yüksek Temsilcisi, ve AGİT Dönem Başkanı’nın Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti’ne* sık sık yaptıkları ziyaretler uluslararası toplumun amaç ve vizyonlarındaki birliği vurguladı. NATO Belgrad ve Üsküp’teki resmi hükümetlerin talebi üzerine harekete geçti ve siyasi baskı uygulayarak veya belirli sürelerle kuvvet konuşlandırarak tepki verme esnekliğine sahipti. NATO üyeleri nezaret görevini sürdürdüler, fakat Özel Temsilciye etkin biçimde çalışabilmesi için gereken yetki ve esnekliği sağladılar. Çatışma sonrasında azimle sürdürülen follow-up çalışmaları yapılan anlaşmalara destek sağladı.

Medya ile Savaş
Mark Laity

Geçen yıl eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti’ndeki* iç savaşı durdurma çalışmaları sırasında NATO medya tarafından yayılan yanlış bilgilerin hedefi oldu. Aynı medya etnik nefret duygularını alevlendiriyor ve savaşı kışkırtıyordu. Buna tepki olarak İttifak kendi medya ekibinin vasıflarını arttırdı, yeniden örgütledi, bir sivil sözcü atadı, ve bu yalan ve çarpıtılmış haberlerle mücadele etmek üzere güçlü bir kamuoyu yaklaşımı benimsedi. NATO’nun günlük basın konferansları günün en önemli medya olayı haline geldi ve televizyon yayın saatlerinin önemli bir kısmını almaya başladı. Günlük konferanslar medya stratejisinin sadece bir bölümü idi. Kaynakları arttırılması, planlamanın ve medyanın ihtiyaçları konusundaki brifinglerin geliştirilmesi, ve silah toplama alanlarına yapılan ziyaretler hızla sonuçlarını gösterdi. Ancak başarı için gereken en önemli şart inanılırlık idi. NATO’nun medya stratejisi medyanın olaylara daha geniş bir açıdan bakmasına yardımcı oldu ve Task Force Harvest’in başarısının da açıkça anlatılması bu inanılırlığı sağladı.

Kriz Beklentileri
John Kriendler

Son on yıl içinde Balkanlar’da ve diğer yerlerde alınan dersler gayet açıktır. Krizler hakkında erken uyarının önemi büyüktür. Vaktinde harekete geçmekve doğru hareketi yapmakson derece önemli. Soğuk Savaş sırasında NATO stratejik saldırı ve gelişmeleri takip etme konusunda erken uyarı sağlayabilen bir göstergeler ve uyarı sistemi kullandı. Soğuk Savaş’ın bitmesinden sonra güvenlik ortamında ortaya çıkan değişiklikler İttifak’ı göstergeler ve uyarı metodolojisini yeniden gözden geçirmek zorunda bıraktı. Olası riskler yelpazesi NATO topraklarına doğrudan saldırı tehdidinin ötesine geçerek askeri olmayan riskleri ve hatta terörizm gibi konvansiyonel olmayan tehditleri de kapsayacak şekilde genişletildi. Avrupa-Atlantik Ortaklık Konseyi üyeleri ile etkileşimin artmasının da erken uyarıya katkısı vardır. Ve NATO yeni bir İstihbarat Uyarı Sistemi geliştirdi. Bu sistem tam olarak tanımlanmış ve belirli ve çok sayıda olayın mekanik biçimde ölçümleri yerine analistlerin bilgili hükümlerine ve niceliksel analitik süreçlere bağlı.

Koruma Yükümlülüğü
Gareth Evans

Kanada tarafından finanse edilen Müdahale ve Devlet Egemenliği üzerine Uluslararası Komisyon son raporunda insani müdahale konusunda süregelen tartışmayı “müdahale hakkı” yerine “koruma yükümlülüğü” olarak yeniden nitelendirdi. Böylece koruma görevi üzerinde odaklanıldı, ve bu sorumluluğun öncelikle söz konusu devlete ait olduğu, ve ancak o devlet görevini yapmayı istemez veya başaramazsa uluslararası toplumun sorumluluğu haline geleceğine değinildi. Komisyon “koruma yükümlülüğü”nün bir uluslararası norm olmak üzere olduğunu ve uluslararası hukuka dönüşebileceğini iddia ederek askeri müdahalenin yapılması için altı kriter belirledi: haklı nedenler eşiği; doğru amaçlar; son çare; orantılı yollar; mantıklı beklentiler ve doğru makam. Birleşmiş Milletler ve özellikle de BM Güvenlik Kurulu insani amaçlar için askeri müdahale yetkisi verebilecek ilk makam olmalıdır. Ancak eğer Güvenlik Konseyi bu sorumluluğunu yerine getiremezse o zaman iki felaketten hangisinin daha kötü olduğuna karar vermek gerekecektir: Güvenlik Konseyi’nin atlanması ile uluslararası düzeni bozmak mı yoksa insanlar katledilirken Güvenlik Konseyi hiç bir şey yapmadığı için uluslararası düzenin bozulması mı.

...Yukarı...

* Türkiye bu ülkeyi anayasal adıyla, Makedonya Cunmhuriyeti olarak tanımaktadır.